Site Rengi

Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 8°C
Sisli

Başbuğ Türkeş

03.04.2020
1.140
A+
A-

Başbuğ Türkeş

Onu anlatmak kelimelere, sayfalara, kitaplara sığmaz. Onu anlatmak vasıflara, sıfatlara, makamlara sığmaz. O Türk gençliğinin yıllardır beklenen Başbuğ’u idi. O bu toprakların can suyu idi. Siyasi hayatı, ideolojik hayatının önüne geçmeyen adamdı. Herkesin korkup sindiği dönemde yanımda kim var demeden “Ben Varım!” diyerek öne geçen adamdı. Mahkeme de kendi savunmasını kendisi yapan adamdı. O sadece kuru bir genel başkan değil, bir liderdi, o Başbuğ idi. Bizim kuşak onu hiç görmeden, elini öpemeden sevdik.

Bugün bir sürü partinin başında genel başkanlar mevcut. Lakin lider diyebileceğimiz pek kimse yok. Siyasi ikballer fikriyatların bir hayli önünde. Bu süreçte kendisine daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Biz onun fikriyatı ile önümüze bakıyor, yolumuzu tayin ediyoruz.

Bana öyle bir lider gösterin ki vefat ettikten sonra onu hiç görmeyen insanlar ismiyle naralar atsın. Lider, önder, zafer, başbuğ: Türkeş! desin. Bir nesle isim vermiş olsun. Yüz binler, milyonlar “Biz hala Türkeşçiyiz” desin. Sizce mümkün mü böyle bir sevda?

Hangi sevda kara kışta yollara düşürüp karla abdest aldırabilir ki? Hangi yürek binler “Öl de ölelim” derken “ Size hiçbir zaman ölün diyemem, yaşayın derim. Yaşayacaksınız.” diyebilir.

Bizler hala “Yemin olsun Türkiye yine bahar gelecek, Türkeş gelecek” sevdasındayız. Biliyoruz o hiç çıkıp gelemeyecek ama onun fikirleri iktidara geldiği gün, Türkeş gelmiş olacak.

Eski bir kayseri ilçe ocak başkanından dinlediğim bir anıyı sizlerle paylaşmak isterim. Şöyle anlatıyor:

“ 80 dönemi sonrası Rahmetlinin ilk Kayseri ziyaretiydi. Teşkilatlar salonu nizami bir şekilde doldurdu. Nefesimizi tuttuk onu bekliyorduk. Saat 3’te geleceğini söylemişti. Saat tam 3’ü 30 saniye geçmişti ki “Dikkat!” sözüyle irkildik. Kalbim duracak sanmıştım. Daha lisedeydim. Posterlerini astığım, sözlerini radyodan dinlediğim o adamı ilk defa görüp elini öpecektim. İlk lise teşkilatları elini öpecekti. Sıranın ortalarındaydım. Çok şükür elini öptüm, bize nasip oldu. Ama doyamadım bir daha öpmek istedim. Ülkücü işçilerde elini öptü sonra üniversite teşkilatları öpecekti. Dayanamadım üniversitelilerin arasına kaynadım. Bir daha öptüm. Tam elini bırakıp geçecektim. Elimi sıktı bırakmadı, gözlerine baktım. O an utancımdan kalbim duracaktı. Tebessüm ederek gözlerime baktı. Evladım iki oldu, olsun, dedi. O an kızdı mı sevindi mi anlamadım ama utancımdan ne yapacağımı bilemedim. Sonra bize seminer verdi. Elimde defter kalem söylediklerini not alıyordum. Ama saygısızlık olmasın diye deftere bakmadan, gözümü ayırmadan yazıyordum. Lise teşkilatlarına, üniversite teşkilatlarına ayrı ayrı sorular sorup öğütler veriyordu. Lise teşkilatlarından birisi söz aldı. Sonra Başbuğ yaşını sordu, akranlarından büyük durduğu için. 20 yaşında olduğunu söyledi. Teşkilatçılık yaptığı için liseyi bitiremediğin söyledi.

Rahmetli ona “Vatan Haini Kimdir?” diye sordu.

“Başbuğum askere polise kurşun sıkan, devlet malını çalan vs.” gibi cevaplar verdi.

“Evet evladım söylediklerinin hepsi vatan hainidir. Lakin sende gıyaben bu vatana ihanet ediyorsun. Devletin sana sunduğu imkanları gerektiği gibi kullanmayıp beytül mala tecavüz ediyorsun. Derhal bu hatadan dönüp derslerine çalışmalısın. Bu sizin asli vazifenizdir. Söylediklerimi sakın yanlış anlama senin üzerinden tüm evlatlarıma söylüyorum. Çalışacak, okuyacak, en güzel yerlere geleceksiniz.” diye bitirdi sözlerini. Utancımızdan yüzüne bakamaz olduk.

Bu kadar ince düşünen bir lider nasıl sevilmez. Daha onunla ilgili anlatacağımız o kadar şey var ki inanın ne benim yazmaya ne de sizin okumaya vaktiniz yetmez. Ama daha fazla, daha iyi tanımak isteyen kıymetli okurlara kitap tavsiyesi verebilirim.

Muradımız öldükten sonra mahşerde karşısına çıktığımızda “Başbuğum sözlerini dinledik. Bunları yaptık bu dava için. Sizin yolunuzdan gittik.” diyebilecek bir hayat sürmektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.