BİLİNMEYEN YOĞUNBURÇ TARİHÇİ YAZAR MUSTAFA CİNGİL YAZDI

700MUSTAFA-CİNGİL-YAZIYOR
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tarihçi Yazar Mustafa Cingil, bu kez her gün yanından geçtiğimiz ve çoğumuzun hikayesini bilmediği YOĞUNBURÇ’u yazdı. İşte bilinmeyen yönleri ile YOĞUNBURÇ.


“Kayseri’de hemen herkesin yapı ve mevki olarak çok iyi bildiği…
Ancak…
Hakkında belkide hiç bilgisi olmadığı bir yapıdır; “Yoğunburç”
Malum…
Şehrin göbeğinde olması nedeniyle özellikle de o bölgede bir yer tarif ederken;
-Yoğunburcu geçince…
Ya da,
-Yoğunburca varmadan…gibi yer tariflerinin tartışmasız “mihenk”taşıdır, konumu gereği.
Fakat…
Bu yoğunlukta herkesçe bilinmesine karşın, hakkında bilinmeyenleri ne yazık ki çok daha fazladır.
Öyle ki…
Hemen herkes Yoğunburç’u Kayseri Kalesi’nin ana yapı elemanlarından zanneder…
Oysa…
Kayseri Kalesi ile Yoğunburç’un yapım tarihleri arasında neredeyse bin yıllık bir fark vardır !!!
Yani…
Yoğunburç, Kayseri Kalesi’ne sonradan ilave edilmiştir.
Peki…
Ne zaman ve kim tarafından yaptırılmıştır..?
Haydi başlayalım…
YOĞUNBURÇ TARİHİ DÖNEMİ
Sultan II.Kılıçarslan’ın 1192 yılında ölümünden sonra…
Oğlu I.Gıyâseddin Keyhüsrev’in ikinci defa tekrar başa geçtiği dönemde (1205)…
Çocuklarından İzzeddin Keykavus’u Malatya melikliğine,
Alâeddin Keykubâd’ı da Tokat melikliğine gönderir.
Ancak…
I.Gıyâseddin Keyhüsrev Bizanslılarla olan ve kazanmış olduğu savaşta şehid olur.(1211)
Yerine…
Hem büyük oğlu olması…
Hem de o dönem devlet teşkilatında Malatya-Fars ekolünün hâkim olması ile İzzedin Keykâvus saltanatın başına geçirilmek üzere hemen Kayseri’ye çağrılır.
Kayseri Kalesi’nde yapılan törenle İzzeddin Keykâvus hükümdar olarak devletin başına geçirilir.(1211)
Ancak…
Alâeddin Keykubâd da taht mücadelesi için Tokat’tan Kayseri’ye doğru çoktan yola çıkmıştır.
İzzeddin Keykâvus’un da içinde bulunduğu Kayseri Kalesi kardeşi Alâeddin Keykubâd tarafından kuşatıldığında…
Alâeddin Keykubâd’ın yanında amcası Erzurum melîki Tuğrulşâh ve Develi yöresinde hüküm süren Ermeni Kontu Leon da vardır.
Bu çok uzun ve şiddetli kuşatma İzzeddin Keykavus’u oldukça zayıf düşürür…


Artık bir gece gizlice Konya’ya kaçma planı yaparken…
Kayseri şâhnesi Celâleddin Kayser’in sultana, Alâeddin Keykubad’ın kurduğu ittifak grubunu içten yıkmayı teklif etmesi ile işin seyri değişir.
İzzeddin Keykâvus’un da bu teklifi uygun görmesiyle önce Ermeni Leon ile gizlice temasa geçilir.
12 bin altın ve topraklarında hükümdârlığının devamının garantisi verilmesi ile…
Ermeni Leon gece ittifaktan ve kuşatmadan gizlice ayrılır gider.
Bu hamle Alâeddin Keykubâd ittifakının bir anda dağılmasına sebep olur.
Alâeddin Keykubâd tek başına kalınca çareyi Ankara’ya doğru kaçmakta bulur.
Bunun üzerine İzzeddin Keykâvus rahat bir nefes alır.
Ancak…
Kardeşini takip etmez.
Hemen Konya’ya giderek devletin başına geçer.
İzzeddin Keykâvus,saltanatın başına geçtiğinde henüz onsekiz yaşındadır.
Çok zekî, oldukça hırslı ve sert mizaçlıdır.
Her ne kadar aklı Ankara’da kardeşinde olsa da…
Önce Konya’da saltanatını sağlamlaştırıcı tedbirleri alır.
Devlet düzenini temin edici düzenlemeler yapar.
Bahar gelince…
İlk iş olarak kardeşi Alâeddin Keykubad’ı bertaraf etmek için Ankara’ya hareket eder.
Ankara Kalesi’ni kuşatır.
Alâeddin Keykubâd ve kale halkının aşırı direnç göstermesi ile kuşatma bir türlü neticelenmez.
Kuşatma aylarca sürer…
1212 yılı baharında başlamış…
1213 baharına kadar devam etmiştir.
Öyle ki…
İzzeddin Keykâvus’un ordusu Ankara Kalesi etrafına artık evler yapmaya başlamışlar…
Gündüz savaşıp akşam evlerine yatmaya gider olmuşlardı !
Artık son haddede…
Alâeddin Keykubâd, kendisinden dolayı kale halkının daha fazla sıkıntı çekmemesi için kendisi ve halkın canının bağışlanması karşılığında kaleyi ağbeyine teslim edeceğini bildirir.
Ağbeyi de zaten epeyce uzamış olan kuşatmayı bitirmek için hemen kabul eder.Kaleyi teslim alır.
Alâeddin Keykubâd’ı da Malatya yakınlarındaki Minşâr Kalesi’ne göndererek hapseder.
Artık önündeki tüm engelleri yok eden İzzeddin Keykâvus tamamen devletin ihyâsı için uğraşmaya başlar.
Kardeşi Alâeddin Keykubâd ile taht mücadelesi sırasında epeyce harap olan Kayseri Kalesi onartır…
Güneydoğu köşesine de kale güvenliğini artırmak için iki katlı bir burç yaptırır.
İşte…
Bizlerin “Yoğunburç” olarak çok iyi bildiği bu burç;
Sultan İzzeddin Keykâvus tarafından yaptırılmıştır !
Daha doğrusu Kale’ye sonradan ilave edilmiştir.
İzzeddin Keykâvus’dan önce babası güneyde Antalya Kalesi’ni feth etmiş idi…
O da…
Kuzeyde Sinop Kalesi’ni feth eder.
Her ikisinin de tek amacı;
Buralardaki limanlar sayesinde kuzey ve güney ülkeleri arasındaki deniz ticaretini kontrol altına alıp daha da geliştirmekti.
Yani…
Devleti kara devleti olmaktan kurtarıp, denizlere ulaşma siyaseti idi tüm arzuları !
İzzeddin Keykâvus, o dönem annesi Türk olan Abbasi Halifesi, En-Nasır Lidinillâh’ın başlattığı “Fütüvvet”teşkilatına başta karşı çıksa da sonra girer ve en büyük lideri olur.
Bu teşkilat ise ileride kendisinden sonra gelen kardeşi Alâeddin Keykubâd’ın Türk töre ve adetlerine göre yeniden düzenlemesi ile “Ahîlik” adını alacaktır…
İzzeddin Keykâvus genç,
eğitimli, vefalı, cömert olduğu kadar hırslı, şüpheci, kindar ve batıl inançları da olan bir hükümdârdı.
Ama karakterinin en önemli özelliği ise çok fazla duygusal olması idi.
Halep civarındaki mevcut iç karışıklıklardan faydalanarak , güneydoğu sınırlarının güvenliğini sağlamak için emrindeki beylerin karşı çıkmalarına rağmen bir sefer kararı alır.
Ancak…
Ordusu içindeki beylerin isteksizlikleri ve Halep meliki Melik Efdal’in entrikaları sonucu Selçuklu ordusu bozguna uğrar.
Bu yenilgiyi zaten oldukça duygusal olan İzzeddin Keykâvus bir türlü kabullenemez.
Öyle hırslanmış ve kızmıştır ki yenilgiye sebep olan beylerin hepsini bir kulübeye doldurur…
Kulübenin tüm çıkışlarını kapattırarak ateşe verdirir ve komutanların hepsini diri diri yaktırır.
Hayatının böylece de en büyük hatasını yapar.
Bu yaptığına sonra çok pişman olur.
Ancak…
Tüm bunlar ruhsal dengesini bozar.
Ardından da hastalanır, dokuz yıllık saltanatı vefatı ile sona erer.
Sivas’da kendi adına 1217 yılında yaptırdığı Darü’ş-şifâ içinde yapılan türbeye defn olur.(1220)
Komutanlarını yaktırdığı kulübenin olduğu yere yaptırılan mescid ise “Yanmışlar Mescidi” (Mescid-i Sûhtegân) adı ile yıllarca acının ve pişmanlığın sembolü olur !
YOĞUNBURÇ
Kayseri dış kale surlarının güneydoğu köşesinde yeralan Yoğunburç;
İki katlı ve yarım daire şeklinde inşa edilmiş olup her iki katıda sivri tonozla örtülmüştür.
İkinci kata dar, ince ve uzun bir merdivenle çıkılır.
Tamamen kesme taşlarlala yapılmış olup yer yer “taşçı ustaları” işaretlerine rastlanır.
Güneydeki surlarla bağlantısı günümüze gelememiştir.
16.yüzyılda hapishâne olarak kullanılmış olan Yoğunburç…
Günümüzde ise halk ozanlarının buluştuğu, gelenlerin onları dinlerken demli çaylarını yudumladıkları çok hoş bir kültürevi durumdadır.
Şimdi…
En kısa zamanda…
Yoğunburç’a giderek…
İçine girerek…
Bu muhteşem yapının mistik havasını derin derin içinize de çekerek…
Demli bir çay eşliğinde doya doya “tarih” yudumlamanızı içtenlikle tavsiye ederim…
Kalın sağlıcakla.
…………………………………………………
28/02/2021
Pazar
Mustafa Cingil
“TARİH PAZARI” sayfam;
https://www.facebook.com/tarihpazari

tarihpazari

…………………………………………………
Kaynakça;
•SELÇUKLULAR ZAMANINDA
TÜRKİYE
(Prof.Dr.Osman Turan)
•SULTAN I.İZZEDDİN
KEYKÂVUS (1211-1220)
(Prof.Dr.Salim Koca)
•KAYSERİ TAŞINMAZ KÜLTÜR
VARLIKLARI ENVANTERİ
CİLT 1

Bu Yazıya Tepki Ver

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Haber Sitesi - Kayseri Haberleri - Gündem Haberleri - Turk Ulus Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!