Site Rengi

Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 26°C
Az Bulutlu

Binlerce hasta incelendi; Günde 3 fincan kahve kanser riskini yüzde 52 azaltıyor

Binlerce hasta incelendi; Günde 3 fincan kahve kanser riskini yüzde 52 azaltıyor
12.04.2021
38
A+
A-
Binlerce hasta incelendi; Günde 3 fincan kahve kanser riskini yüzde 52 azaltıyor

Kahvenin, kanseri vücuttan uzak tutmada büyük rol oynadığına değinen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, “Günde 3-4 fincandan fazla kahve tüketen kişilerin karaciğer kanserine yüzde 52, kalın bağırsak kanserine yüzde 36, mide ve pankreas kanserine ise yüzde 13 daha az yakalandıkları gözlemlendi” dedi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Prof. Dr. Vedat Göral, Amerikan Kanser Araştırmaları Derneğince yayımlanan Güney Kaliforniya Üniversitesi’nin 5 bin 145 kanser hastası ile 4 bin 97 kişilik kontrol grubunun gıda tüketimine ilişkin yaptığı karşılaştırmalı araştırmayla ilgili açıklamalarda bulundu.

30 yıldır yapılan araştırmalara göre mide kanserinin azaldığını belirten Prof. Dr. Göral, “Araştırma sonuçlarına göre kalın bağırsak kanserinin ise arttığını görüyoruz. Bu durumunun sevindirici tarafı kalın bağırsak kanserinde yaşam süresinin daha uzun olmasıdır. Mide kanserinde beş yılı deviren hasta sayımız çok az. Kalın bağırsak kanserinin ise teşhisi erken konulabiliyor” diye konuştu.

“GÜNDE 3-4 FİNCAN KAHVE TÜKETİLMELİ”

Söz konusu araştırma başta olmak üzere birçok çalışmadan elde edilen verilere göre kahvenin mucizevi bir gıda takviyesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Göral,  “ABD ve Japonya’da yapılan çalışmalar kapsamında 12 yıl boyunca beslenme şekli takip edilen kişilerden düzenli kahve tüketenlerde kanser hastalığın seyrinin yavaş ilerlediği belirlendi. Kemoterapi alıp kahve içenlerde ve kemoterapi alıp kahve içmeyenlerde durumun farklı olduğu ispatlandı. Kahve, içindeki polifenol, kahveol ve kafestol gibi maddelerden dolayı kanserinin seyrini yavaşlatıyor. Günde 3-4 fincandan fazla kahve tüketildiğinde kalın bağırsak kanserinin seyrinde yüzde 36’lık düşüş gözlemlendi. Kahvenin tabi ki şekersiz olması gerekiyor. Kahve, kafeinli ya da kafeinsiz olabilir.” ifadelerini kullandı.

“MİDE VE PANKREAS KANSERİNDE YÜZDE 13 KARACİĞER KANSERİNDE YÜZDE 52 YAVŞALAMA GÖRÜLÜYOR”

Kahvenin kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Vedat Göral, şöyle devam etti:

Anti-inflamatuvar ve anti-sitokin etkileri nedeniyle, apoptozis ve kanser hücrelerinin seyrini olumlu yönde azaltıyor. Kahvenin düzenli içilmesi gerekiyor. Günde ya da haftada bir fincan kahve içilmesi kansere karşı etkili olmayacaktır. Kahvenin yapılması, tüketilmesi ve cinsi de bu seyri etkiliyor. Kahve, kanser hastaları için bir tavsiye gıda diyebiliriz. Kahve sadece kalın bağırsak kanserinin seyrini yavaşlatmıyor. Mide ve pankreas kanserinin seyrini yüzde 13, karaciğer kanserinin ise yüzde 52 yavaşlatıyor. Kahveyi aynı zamanda karaciğer dostu olarak görüyoruz. Karaciğer yağlanması, iltihap ve siroza gidişi de engelliyor.”

“AKDENİZ VE EGE TİPİ BESLENMEYE TEŞVİK EDİYORUZ”

Kalın bağırsak kanserinin hem ülkemizde hem de dünyada erkeklerde daha fazla görüldüğünü belirten Prof. Dr. Göral, “Sigara içmek, fazla kırmızı et tüketimi, narenciyeyi az tüketme ve fazla yağlı gıda tüketmek kalın bağırsak kanserini tetiklemektedir. Sigara ve alkol tüketmemek, narenciyeyi ise fazla tüketmek gerekir. Kırmızı et ve yağlı gıda tüketiminin de azaltmasını öneriyoruz. Akdeniz ve ege tipi beslenmeye teşvik ediyoruz. Şeker, un ve tuzdan uzak durulmalı. Kanserlerde genetik faktörleri değiştiremeyiz ama çevresel faktörleri değiştirebiliriz” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.