Site Rengi

Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 12°C
Az Bulutlu

Devletin Şefkatli Yüzünü Gösteren Adalar Kaymakamı!

16.12.2019
2.086
A+
A-

Öncelikle Mustafa Bey ile nasıl tanıştığımızı anlatayım. 28 Ekim 2019’da şehir dışından gelen lise arkadaşımla Büyük Ada’yı ziyarete gitmiştik. 1 yıl önce Adalar kaymakamının Aksaray’dan bir hemşerimiz olduğunu duymuş ve mutlu olmuştum. Ada’da gezerken hasbelkader Kaymakamlık tabelasını gördük ve tekrar aklıma geldi. Hem vaktimizde var gel ziyaret edelim dedim. Özel kalem müdürünün yanına gidip durumu anlattık bu arada saat 16.00’ya geliyordu. Mesai bitimine yaklaşmıştı biraz geç kalmanın burukluğu da vardı içimizde. Özel kalem müdürü de Kaymakam Bey’in 29 Ekim programı için çok vaktinin olmadığını söyledi. Mustafa Bey Hemşerilerinin geldiğini duyunca derhal gelmemizi söylemiş. Içeri girdik ve kendimizi tanıttık. Yıllardır Aksaray’dan bu kadar uzak olmasına rağmen memleketimizden çok fazla kişi tanıyor olması beni açıkçası biraz şaşırttı.

Ayrıca kısa bir not eklemek istiyorum Mustafa AYHAN’ı araştırırsanız yaptığı hizmetleri ve görevleri görebilirsiniz. Bu kadar uzun süre devlet görevinde bulunmasını hal ve hareketlerinden çok rahat görülüyor.

Adalarda ki proje fikirlerini sordum. Bunları ayrı ayrı yazamam ama en beğendiğim, uygulama aşamasında olan, hepimizinde malumu olduğu “Ada’da ki atlar” projesiydi. Hayvansever bir vatandaş olarak 6 yıl önce gittiğim ve gördüklerimle içimi cızlatan, o güzelim hayvanların tabiri caizse can çekişmeleriydi. Yerli ve özellikle yabancı turistlerin adalarda büyük zevk aldığı fayton gezisi… sayın Kaymakam atlar yerine mobilet tarzı araçlarla bu gezinin devam ettirilmesini tasarlamış. At sahiplerini de mağdur etmemek açısından yine gezi mesleğini ve kazançlarını mobiletlerle onların devam ettireceğini söyledi bizlere. Her ne kadar mesleklerini tasvip etmesemde insanların ekmeğiyle oynamak etik olmayan bir davranıştır. Bu düşünce ve çalışması gerçekten beni etkilemekten ziyade Allah’ın o sessiz kullarına büyük destektir.

Bu arada birkaç kere özel kalem müdürü 29 Ekim resepsiyonu için vapurla karşıya geçmeleri gerektiğini söyledi. Mustafa Bey bir sonraki vapura binmeyi tercih etmesi bizi ayrıca memnun etti. Son olarakta “Hemşerim bu sefer biraz vakit sorunu oldu size adayı gezdiremedim. Bir sonraki gelişinize haberleşelim ve sizi hakkıyla misafir etmiş olalım.” dedi ve ayrıldık. Gördüğüm kadarıyla nezaket kurallarını aşarak nazenin seviyesine ulaşmış birisi. Hemşerimizin gittiği yerlerde çiçek açtırması gerçekten gurur duyulası bir olay.

10.12.2019 tarihinde Kaymakam Bey’e ulaşarak yarın için Büyük Ada’ya gelmeyi düşündüğümü söyledim. Yine aynı içtenliğiyle “Yarın müsaitim hemşerim. Buyur gel.” diye cevap verdi.

Ertesi sabah erkenden Ada’nın yolunu tuttum. Öğlen olmadan makamına ulaşmış oldum. Yine içtenliğiyle karşıladı beni. Tabiri yine caizse sanki uzun süredir görüşmediği küçük kardeşi gibi hissettim kendimi. Uzun hasbihalin ardından kitabımı hediye ettim kendisine. Kitabımın üzerine fazlasıyla yoğunlaştı. Kitabı karıştırarak çok güzel ve önemli sorular sordu. Açıkçası bu soruları daha önce soran çok az insan vardır. Şaşırtmadı desem yalan olur.

Özel kalem müdürü yaşlı bir amcanın ille de Kaymakam Bey ile görüşmek istediğini söyledi. Gayet soğuk kanlı şekilde “Tabi ki buyur edin içeriye.” dedi. Içeri gelen amca 84 yaşındaydı gözleri tam olarak görmüyordu ve kulakları ağır işitiyordu. O amcayı ayakta karşıladı. Adını, memleketini, sağlık ve sıhhatini sual etti. Ardından amca kulaklarımdan ve beynimden silinmeyecek sözlerini söyledi.

“Evladım hanımım yatalak. Yemek yapamıyoruz. İçecek suyumuz yok. Çeşmeden içiyoruz. Evimizi pislik götürüyor. 55 yıldır bu adadayım, 35 yıl manavlık yaptım. Ev kira geçimimizi sağlayamıyoruz. Biz bu şekilde ölmek istemiyoruz.” dedi ve gözlerinden iki boncuk yaş süzüldü. Samimiyetimle söylüyorum ağlamamak için kendimi zor tuttum. Bir an ne kadar nankör ve duyarsız olduğumuzu düşündüm. Hani insan çok darda kalır ve güvenecek, sığınacak dağ arar. Amcanın o dağı bulduğunu gördüm. Kaymakam Bey sözünü kesti yaşlı amcanın.

“Ne demek bu şekilde ölmek istemiyoruz amca. Devlet burada ve sizi koruyup kollamak için var. Bu bizim asli vazifemiz. Biz vatandaşlarımızın böyle ölmesine değil, yaşamasına bile müsaade etmeyiz. Türk devleti sizi korur hiç merak etmeyin.” dedi.

Ardından Kaymakamlık görevlisi arkadaşları çağırarak haftalık temizlik ve iaşe yardımlarının bağlanması talimatını verdi. Amca müsaade isteyince koluna girerek kaldırdım. Gerçekten müşkül durumdaydı. Kaymakam Bey’in elini öpmek istedi. Tabi ki böyle bir şeye izin vermedi ve duasını alarak kapıya kadar uğurladı. Devletin gücünü ve kudretini ilk defa bu kadar yakından görmüş oldum. Belki bu yüce devletimizin kudreti bakımından çok küçük görülebilir. İnsanın yaşamadığı şeyleri idrak etmesi hayli güç oluyor. Bize güven ve huzur veriyor.

Bana buradan nereye gideceğimi, işimin olup olmadığını sordu Kaymakam Bey. Anadolu yakasına geçeğimi, herhangi bir programımın olmadığını söyledim. Ve aynı zamanda vekaleten yürütmekte olduğu Maltepe Kaymakamlığına gitmek üzere yola çıktık. Ufak bir Ada mobiletine bindik. Tek kişinin bile rahat sığamayacağı mobilete ikimiz bindik. Efendim ben yürüyerek iskeleye gelirim dediysem de razı edemedim. Mobilette giderken Büyük Ada’nın tarihi dokusunu, kültürünü, işleyişini ve turistlerle olan deneyimlerini aktardı. Görev yerinin gerekli bilgi ve donanımına sahip olduğu aşikardı. Mobiletten indik ve sahilde bir çay ocağına geçtik. İnsanlar masalarından kalkarak Kaymakam Bey’e selam vermeye geldiler. Vatandaşın tüm sıkıntısına hakim olduğunu gördüm. Oradan da ayrılarak sefer vakti gelmiş olan vapura geçtik.

Evvela mürettebata selam vererek hasbihal etti. Seyahati burada gerçekleştirmelerini rica etmelerine rağmen halkın yanına inmeyi tercih etti. Yolcuların yanına geldiğimizde Ada halkından olanlar yanımıza gelerek selam verdi. Gözlerinde saygı vardı o insanların. Korku veya yalakalık değil, bir kaymakama olması gereken saygı vardı. Samimi ve sıcak.

Maltepe Kaymakamlığına geldiğimizde evvela personeli selamladı. Halini hatırını sordu. Çalışma arkadaşları ile ilişkileri hakeza yöneticiliğinin karşılığıydı. Yakınlığına güvenerek hayatımda almayı düşündüğüm benim için büyük ve önemli kararları danıştım. Gösterdiği ve önerdiği yollar benim için ışık diyebilirim. Bu misafirperverliği ve babacan nevi şahsına münhasır tavrıyla unutamayacağım hoş sohbet ve anı için kendisine teşekkür ederim. Bu yazıyı da kendisine vefa ve borç bilirim. Bu babacan adamla tanışmanızı tavsiye ederim efendim…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Eyüphan Ersal dedi ki:

    Her zamanki gibi yazınız çok güzel olmuş Alperen bey zevkle okudum

  2. melike dedi ki:

    tebrik ederim. çok güzel bir yazı olmuş. daha önce duymuştum bu kaymakamı.