FAİZ İNDİRİMİ SONRASI

Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Merkez bankası para politikaları kurulu son dönemlerde ekonomik çalkantılarla birlikte artan faiz oranlarında, ülke ekonomisi ve piyasaların rahatlaması için bir dizi önlemler almış ve faiz oranlarında önce durağan sonra azalan bir yön izlemişti. Bu çerçevede enflasyon oranları, Türk lirası değer kaybı, kurlardaki yukarı yönlü yüksek artışı durdurabilmek için gerekli müdahalelerde bulunmuştu. Son olarak; ülke ekonomisini ve piyasaları yakından ilgilendiren TCMB politika faizi olarak bilinen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 325 baz puan düşürerek yüzde16,50’ye çekti. Piyasaların beklentileri, yaşanan gelişmeler faiz oranının yüzde 17 civarlarına çekilmesi idi ve Merkez Bankası beklentileri karşılayacak bir hamle yaptı.
Peki TCMB faiz oranı düşürülmesi doğru mudur, neler getirir.
Faiz indirim kararları ilk etapta bankalarda ve piyasa da olumlu karşılanır. Çünkü hareketlilik ve kazanç sağlanır. İç ve dış yatırımcı hareketleri ile kurda bir düşüş sağlar. Bu düşüş ve hareketlilik kısa vadeli olması sonucu piyasada beklenti ve durağanlığın devam etmesine sebep olur. Bu nedenle sadece TCMB kurul kararları değil, bu karaların uzun vadeli etkileri için ekonomik önlem ve alt zemin oluşturulması şarttır.
Türkiye ekonomisi bulunduğu konum ve şartlar itibari ile anlık reaksiyonlar gösteren bir yapıya sahiptir. Bu sebeple ekonomi paketleri ve piyasa dengesini korumak çok önemlidir. Sağlıklı ve devamlı yatırımların gelmesi ve yatırımcının da kazanarak iç piyasada hareketlilik oluşturması sağlanmalıdır. Kurlardaki düşüş ve dip rakamları yakalandığında tekrar eski seviyesine gelmemesi için aldığınız önlemlere harfiyen uyulması gerekmektedir.

İlk ve ikinci çeyrekte yaşanan siyasi hareketliliğin bitmesi ile bütçe görüşmeleri öncesi Türkiye ekonomisi her anlamda verileri olumlu şekilde düzeltmeli ki sonraki yıllarda büyümesini devam ettirebilmeli. Faiz oranları düşürülürken aynı zaman da Türk lirası değer kaybı azaltılmalı, enflasyon rakamları düşmeli, istihdam seviyesi artırılarak işsizlik oranları azaltılmalı ve en önemlisi refah seviyesi yükselmesi için yerli yatırımları ayakta tutmalı.
Yılın ilk yarısında net ihracatın büyümeye katkısı ile yatırımlar durağan olmaya devam etmişti. Özellikle turizm sektörünün beklentiler ışığında hareketli geçmesi, ekonomik verileri desteklemiştir. Aynı şekilde inşaat ve yapı sektörüne verilen destek ile piyasa da durgunluğun atılmasını sağlanmıştır. Bütün verileri incelediğimiz de ekonomik faaliyetlerin sektörlerde olumlu yönde gelişme gösterdiği bir nebzede olsa nefes aldırdığı gözlemlenmektedir. Küresel büyümenin küçüldüğü günümüzde bu verileri olumlu değerlendirebiliriz. Sadece ülkemizde değil diğer ülke merkez bankaları da para politikalarında genişlemenin yanında korumacı önlemlerini almaya devam etmektedir. Kısa vadeli iyileşmeleri uzun vadeye taşıyabilirsek bu kararlar anlam kazanacaktır.
Yusuf Mert EKİNCİ

Bu Yazıya Tepki Ver

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Haber Sitesi - Kayseri Haberleri - Gündem Haberleri - Turk Ulus Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!