Site Rengi

Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 12°C
Az Bulutlu

HACI KILIÇ CAMİİ MİNÂRESİ DİBİNDEKİ MEZAR

15.11.2020
220
A+
A-

Hacı Kılıç Cami…

Kayseri’de hemen herkesin çok iyi bildiği bir önemli cami…

Son dönemdeki restorasyon ile içi aslına dönüşünce daha da mistikleşen bir muhteşem eser…

Örnekevler, Sahabiye, Fatih Mahallesi ve Çandır Mahallesi (Orta Mahalle)’de oturanlar veya buralarda geçmişi olanlar için Hacı Kılıç Camii’nin anlamı daha farklıdır.

Benim gibi…

İlkokul yıllarında Kur’an kursu için Hacı Kılıç Camii’ne gidenler için anlamı ise çok daha farklıdır…

O yıllarda…

Cami minâresi dibindeki mezar bizlere çok ilginç gelirdi…

Bizlere söylenen;

“Hocanın minâreden ezan okurken düştüğü ve hemen oraya da gömüldüğü” şeklindeydi.

Çocukluk muhayyilesi ile bu durumu gözümüzde canlandırdıkça o kadar üzülürdük ki…

Bir şerefeye bakar bir de düştüğü yere bakar içimiz acır, bir tuhaf olurduk.

Arkadaşlardan birinin annesi;

-Hoca ezan okurken düştüğü için “şehit” sayılır demişti…

Çocukluk saflığı ile tek tesellimiz ise buydu;

“Hoca düştü ama şehit oldu !”

Oysa…

Gerçek hiç de öyle değilmiş…

Hacı Kılıç Camii…

Bazı kaynaklarda geçen ismi ile Arap Camii…

Caminin yapılışı,

Türkiye Selçukluları’nın

“Üç Kardeşler Dönemi”dir.

Bu dönem,

Alâeddin Keykubâd ve Hunat Hatun’un oğlu olan II.Gıyâseddin Keyhüsrev’in ölümü ile başlar.

II.Gıyâseddin Keyhüsrev’in hayatta iken üç ayrı hanımından üç ayrı oğlu olur;

-Bizanslı Hristiyan karısı,

  Berdûliye Hatun’dan,

•II.İzzeddin Keykâvus

-Rum cariyesinden,

 •IV.Rukneddin Kılıçarslan ve

-Gürcü Hatun Tamara’dan,

•II.Alâeddin Keykubâd.

Keyhüsrev’in 1243 yılında Kösedağ savaşını kaybetmesinin ardından ölmesi ile Anadolu’da Moğol tahakkümü başlar.

Bu dönemin önemli devlet adamı Celâleddin Kartay’ın önerisi ve…

Moğollar’ın da halk üzerinde daha kolay nüfûz edebilmek arzuları ile  “üç kardeş”, farklı bölgelerde aynı anda tahta geçirilirler ve “Üç Kardeşler Dönemi” olarak bilinen dönem başlar.(1249-1254)

Hacı Kılıç Camii işte bu karanlık dönemde yapılmıştır.

Kitâbesine göre 1249 tarihinde, II.İzzeddin Keykâvus’un tarafından Ali El Tûsî oğlu,

Ebû El Kasım’a, medrese ve camiden oluşan bir külliye şeklinde yaptırmıştır.

Hacı Kılıç Camii’nin yapıldığında minâresi yoktu.(Tıpkı Hunat Camii gibi)

1901 yılında Abdülhamid Han tarafından Hunat Camii minâresi yaptırılır.

Bir yıl sonra da, yani 1902 yılında da Hacı Kılıç Camii’nin minâresini yaptırır.

   MİNÂRE DİBİNDEKİ MEZAR

Minârenin dibindeki “minâreden düşen hocanın” mezarına gelince…

Osmanlı İmparatorluğu Dönemi…

1547 yılı, yani Kanunî Süleyman dönemi…

Kayseri sancağının bağlı bulunduğu Karaman Eyaleti Aksaray Mirlivası Hüseyin Bey, Kayseri’de ve Hacı Kılıç mahallesinde yaşamaktaydı.

Hüseyin Bey’in Hacı Kılıç Camii ile de gönül bağı vardı.

Cami ile çok ilgilenmiş hatta onarımını bile üstlenmiştir.

Mirliva Hüseyin Bey,

1552 (Ramazan 953) yılında vefat edince, caminin hemen “taç kapısı” tarafındaki (bugün tamamen yok olan) mezarlığa gömülür.

Aradadan çok uzun yıllar geçer.

Cumhuriyet Dönemi’nin

ilk yılları…

1928 yılında bu mezarlık üzerinden şimdiki

“İstasyon Caddesi” geçirilir.

İşte bu yol çalışmalar sırasında, yola denk gelen Mirliva Hüseyin Bey’in mezarı, minârenin hemen dibine taşınmış, mezar taşları da minâre kaidesine üzerine yerleştirilmiştir.

Mezar o günden beri,

ilginç konumu ile hala oradadır.

Bu mezarın yanından defalarca geçilmesine rağmen, çoğu zaman ya hiç farkedilmemiş

ya da farkedilip hikâyesi merak edilmemiştir.

Şimdi…

Çocukluk saflığı ile…

Hocanın minâreden düşmediğine mi sevinelim..?

Yoksa şehit olmadığına mı üzülelim..?🤫

Kalın sağlıcakla.

…………………………………………………

Mustafa Cingil

15/11/2020

Pazar

“TARİH PAZARI” sayfam;

https://www.facebook.com/tarihpazari

#tarihpazari

…………………………………………………

Kaynakça;

•ANADOLU  

  SELÇUKLULARI’NDA 

  ÜÇ KARDEŞ DEVRİ  

   -Yüksek Lisans Tezi-

  (Dr.Kansu Ekici / Danışman;

   Prof. Dr. Kemal GÖDE )

•KAYSERİ TAŞINMAZ    

  KÜLTÜR VARLIKLARI

  ENVANTERİ CİLT 1

•OSMANLILAR’DAN ÖNCE   

  ANADOLU

  (Prof.Dr.Osman Turan)

•GENİŞ KAYSERİ TARİHİ

  ( Halit Erkiletlioğlu )

•KAYSERİ TARİHİ

  ARAŞTIRMALARI

 (Mehmet Çayırdağ)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.