Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 34°C
Az Bulutlu

KAYSERİ’DEKİ “ İLK ” SELÇUKLU DÖNEMİ ESERİ ?

21.06.2020
393
A+
A-

Kayseri…
Anadolu Selçukluları dönemine ait birçok medrese, han, hamam, türbe ve kümbetleri ile adeta Selçuklu açık hava müzesi gibidir.

Hemen her köşesinde bir Selçuklu dönemi eseri ile karşılaşmanız kaçınılmazdır.

Fakat…
Yanlarından geçilirken bu eserlerin tarihleri, baniler ve hikâyeleri ne yazık ki bilinmez, hiç de merak edilmez.

Meselâ…
Bahsimize konu olan, şehrin tam göbeğindeki bu kümbet gibi…

Defalarca yanından, yakınından geçmiş olmamıza rağmen…
Bazan varlığından bile farkında olmadığımız…
Çoğu kez de göz ucu ile bakıp geçtiğimiz…
Bazan da yanından geçinceye kadar ki süre kadar ancak ilgimizi çeken bir eser olmuştur hep;
“Hasbek Kadı Kümbeti”
Bilinmeyen bir diğer ismi ile
“Kadı Mes’ud Gülzar Kümbeti”

Oysa…
Kayseri için gerek yapım tarihi
ve gerekse de acı hikâyesi ile
o kadar önemlidir ki bu kümbet…

Hasbek Kadı Kümbeti,
1184 yılına tarihlenmiş olan kitâbesi ile,
Kayseri’deki “en eski”, bir başka deyişe “ilk” Selçuklu Dönemi eseridir !

Bu tarihsel önemini, yüzlerce defa yanından geçmiş olmamıza rağmen ne yazık ki hiçbirimiz bilmez.
Bu öneminin farkında bile değilizdir.

Kitâbesinde;
“Bu türbe 580 H.(1184/85) senesinde Aksaray’da haksız yere, zulmen öldürülen Şehid Nisanoğlu Ali’nin oğlu, Mes’ud’un şehitliğidir.
Allah O’nu ve şehid olan bütün Hz. Muhammed (salat onun üzerine olsun) ümmetine rahmet eyleye” yazılıdır.

Kitâbesinin satır aralarından da anlaşılacağı üzere hikâyesinde büyük bir acının feryadı vardır !

Şöyle ki;
Selâhaddin Eyyûbî, Urfa’yı ele geçirdikten sonra Amid’i yani Diyarbakır’ı da almak ister.

Fakat…
Amid emiri olan Nisanoğlu Bahâeddin Mes’ud, Selâhaddin Eyyûbî’ye kafa tutar, direnir.

Bunun üzerine 1183’de Selâhaddin Eyyûbî şehir surlarını muhasara altına alır.

Nisanoğlu Mes’ud’un ise kansız teslim olmaya hiç niyeti yoktur.
İşin ilginci şehir halkının da Selâhaddin Eyyûbî ordusu ile savaşmaya niyeti yoktur.

Ancak…
Kısa süre sonra vaziyetin kötüye gittiğini anlayan Amid emiri Mes’ud, haber gönderip kendi ailesinin ve servetinin güvence altına alınması şartıyla kaleyi teslim edeceğini bildirir.

Selâhaddin Eyyûbî bu teklifi kabul eder ancak bunun için üç gün süre verir.

Nisanoğlu bu üç günlük mühlet içinde sarayındaki altın, gümüş, mücevher ve eşya namına ne varsa hepsini toplatır.
(Denildiğine göre bu üç gün içinde servetinin ancak onda birini toparlayabilmiştir.)

Ardından da hemen kaçarak ailesi ile birlikte Aksaray’a yerleşir.

Kitâbesinde de belirtildiği gibi Aksaray’a yerleşmesininden kısa bir süre sonra sebebi bilinmeyen bir şekilde haksızlığa uğrar ve zulüm görerek öldürülür.

Sebebi bilinmeyen bir başka karanlık nokta ise;
Öldükten sonra neden Kayseri’ye getirildiği ve türbesinin kimin tarafından yaptırıldığıdır.

Kalın sağlıcakla.
…………………………………………….
Mustafa Cingil
21/06/2020
Pazar

“TARİH PAZARI” sayfam;
https://www.facebook.com/tarihpazari

tarihpazari

…………………………………………….

Kaynakça;

•KAYSERİ’DE SELÇUKLU VE
BEYLİKLER DÖNEMİNE AİT
BAZI KİTÂBELER VE
MEZARTAŞLARI
(Mehmet Çayırdağ)

•ABÛ’L-FARAC TARİHİ
(Gregory Abû’l Farac)

•KAYSERİ TAŞINMAZ
KÜLTÜR VARLIKLARI
ENVANTERİ 2009/CİLT 1

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.