MALAZGİRT ve 30 AĞUSTOS’UN BİLİNMEYENLERİ (Duymadıklarınız!)

WhatsApp Image 2020-08-31 at 12.09.27
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Ağustos ayı Türk tarihinde hep savaşların ve zaferlerin olduğu bir aydır.
Çünkü…
O dönemlerde hava şartlarından dolayı seferleri yaz aylarında yapmak arzu edilir, “cuma günü” de özellikle tercih edilirdi.
Anadolu Selçukluları döneminde Alâeddin Keykubâd yazlarını havasını ve suyunu çok sevdiği Kayseri’deki Keykubâdiye sarayında geçirdiği ve sefer kararlarını da genelde burada aldığı için Kayseri’nin bu dönemde bir diğer adı; “El Fetih”dir.
MALAZGİRT SAVAŞI
Bizans İmparatorluğu o dönem kendi içinde saltanat buhranları yaşamaktadır…
Kraliçe Eudokia eşinin ölümünden sonra imparatorluğun başına tek başına geçse de oldukça çaresiz ve ümitsiz bir durumdadır.
Bir süre sonra hem devleti ve orduyu düzene sokmak hem de doğuda Selçuklu öncü akınlarına karşı sınırları yeniden kontrol altına alabilmek için Kayserili (!) asker bir ailenin asilzâdesi olan Romen Diyojen (Romanos Diogenes) ile evlenir.
Diyojen hemen işe koyulur ve Franklar,Almanlar,Normanlar’ın yanı sıra Hristiyanlaşmış Türkler olan Uz ve Peçenek paralı askerlerden mürekkep büyük bir ordu kurar.
O dönem Sultan Alparsalan,Mısır seferi için Bağdat civarındadır.
Diyojen’in asıl hedefi ise Türkleri sadece Ahlat civarından değil, Horasan bölgesinin de dışına yani başkent Nişabur, Hamedan ve Rey’den bile uzaklaştırmaktır.
Diyojen’in büyük bir ordu ile memleketi Kayseri üzerinden doğuya doğru hareket ettiği haberini alan Sultan Alparslan, teşekküllü bir ordu bile kuramadan 4 bin kişi ile apar topar hemen Halep civarından Ahlat’a gelmek zorunda kalır.
Burada diğer Türk beylerinin de katılımları ile ordu ancak 50 bin kişiye erişir.
Oysa Bizans ordusu 200 bin civarındadır.
Sayısal gücünden dolayı tedirgin olan Alparslan, Diyojen’e barış teklifi için bir elçi gönderir.
Diyojen ise galibiyetinden o kadar emindir ki gelen elçi ile dalga geçer;
“ -Hamedan’ın çok soğuk olduğunu haber aldım.
Bu yüzden bizler İsfahan’da kışlarız, hayvanlarımız da Hamedan’da” der.
Bunun üzerine elçi İbn Mahlebân ise çok zekice ve oldukça da kinayeli bir cevap verir;
“- Hayvanlarınız gerçekten Hamedan’da kışlayacak fakat siz nerede kışlarsınız onu bilemem ! “…
Şimdi…
Tüm bunlardan da anlaşılacağı üzere Türkler açısından Malazgirt savaşı;
Ne Haçlı orduları gibi bir din savaşıdır…
Ne de yurt topraklarını genişletme amacı ile yapılmış bir savaştır.
Tamamen Çanakkale gibi bir savunma savaşıdır !!!
Sonuçta…
Sultan Alparslan’ın bile beklemediği bir zafer elde edilir.
Bunda elbette savaş sırasında Uzlar’ın ve Peçenekler’ın millî hassasiyetlerle Türk tarafına geçmesinin de payı büyüktür.
Sultan Alparslan,
Malazgirt’in nasıl sonuçlara gebe olduğunu…
Bunun ileride Anadolu’nun Türkleşmesinde nasıl büyük bir kapıyı aralayacağını hiç bilmedi.
Zaferinin önemini de asla farketmedi.
Zaten 1072’de beklenmedik bir şekilde öldürülür.
Şöyle ki…
O dönem asil bir Türk boyu kabul edilen Karahanlılar ile bir sıhriyet bağı kurmak için Sultan Alparslan, kızı Ayşe Hatun’u, Tamgaç Han’ın oğlu Nasr ile evlendirir.
Ancak…
İki devlet arasındaki huzursuzluklar aile içine de yansır.
Nasr, devlet sırlarını kendi ailesine sızdırdığını iddia ederek Ayşe Hatun’u çok şiddetli bir şekilde döver ve ölümüne sebebiyet verir.
(Kadına şiddet !)
Nasr, korku ile haber gönderip af dileyip bir de türbe yaptırsa da (Ayşe Bibî Türbesi) iş işten geçmiş…
Bardak çoktan taşmıştır.
Sultan Alparslan Karahanlılar’a karşı bir sefere çıkar.
Ancak…
Yol üstünde denk geldiği Karahanlılar’a bağlı bir kale kumandanı olan Yusuf el-Hârizmî tarafından bir suikast sonucu öldürülür.
ALPARSLAN’IN KAYIP MEZARI
Sultan Alparslan’ın cesedi Merv’e götürülerek babasının yanına “Çağrı Bey Davud Türbesi”ne defnedilir.
Ne yazıktır ki…
Günümüzde bu türbelerin ikisi de kayıptır.
Bir kaç yıl önce, Türkmenistan’da Türk ve Alman ekipler tarafından yapılan oldukça teknolojik kazılar neticesinde sonuca çok yaklaşılmışken, Alman arkeologların havalimanında tarihi eser kaçırırlarken yakalanmaları sonucu tüm çalışmalar Türkmenistan devleti tarafından durdurulur.
MALAZGİRT’TE KÜRTLER
Selçuklular’ın hakim oldukları topraklarda kendilerine bağlı feodal vasal devletler vardır.
Bunlar küçük aşiret devletleridir.
Devlete bağlılık şartları ise;
Sultan adına hutbe okutmak, düzenli vergi ödemek ve herhangi bir savaş durumunda asker göndermek mecburiyetidir.
Alparslan ordusundaki az sayıdaki Kürt askerlerin varlığı tamamen bu mecburiyetledir.
—————————————————
30 AĞUSTOS ZAFERİ
Büyük Taarruz, yaklaşık 200 yıldan beri Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan ilk “TAARRUZ” savaşıdır.
Çanakkale ve Sakarya’da Türk zaferi, hücum eden düşmanı durdurmakla sınırlı kalmıştır.
Yani her ikisi de Malazgirt Savaşı gibi bir savunma savaşıdır.
Oysa…
Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde düşman ordusu “taarruz” ile top yekün yok edilmiş…
Kurtuluş Savaşı’nın kesin bir askerî zaferle sonuçlanmasını sağlamıştır !
Üstelik İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak gibi diğer komutanlar bu taarruza kesinlikle karşıydılar…
Cesaret edemiyorlardı.
Atatürk’ün dehâsı hep böyle zor durumlarada ortaya çıkmıştır.
Tek başına kalsa dahi taarruzu emretmiş,onların göremediklerini görmüş, zaferi hissetmiştir.
Gâzi Mustafa Kemal Atatürk’ün
“Ordular,ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” sözü bu zaferden sonradır.
30 Ağustos Zaferi, bir ülkenin bağımsızlığını kazanması için önemlidir.
Bu zafer…
Kendisini parçalanmış ve sömürge bir ülke haline getirmek isteyen ülkelere karşı indirilen bir darbedir.
Bu zafer…
Bir anlamda mazlum bir ulusun şahlandığı ve haykırdığı, kendi özgürlük ve bağımsızlığını sağlamaya yönelik sürecin başladığı tarihtir.
Ülkemizin bağımsızlığı için savaşmış, bu uğurda şehit ve gâzi olmuş,
başta Gâzi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere…
Tüm ecdatlarımızı, askerlerimizi ve sivillerimizi saygı ve minnetle anıyorum.
Nur içinde yatsınlar !
🇹🇷 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN 🇹🇷

Kalın sağlıcakla.

Mustafa Cingil

……………………………………………………..
Kaynakça;
•BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ
(Prof.Dr.Erdoğan Merçil)
•BÜYÜK SELÇUKLULAR
(Prof.Dr.Ali Öngül)
•SELÇUKLULAR VE BİZANS
(Prof.Dr.Yusuf Ayönü)
•SELÇUKLU HATUNLARI
(Bülent Kaçın)
•ANADOLU KÜLTÜRÜ ÜZERİNE
MAKALELER
(Ord.Prof.Hilmi Ziya Ülken)
•ERMENİ BİR RAHİBİN
GÖZÜNDEN SELÇUKLULAR VE
ANADOLU’NUN FETHİ
(Lastivertli Aristakes)
•SELÇUKLU DEVLETLERİ
TARİHİ
(Prof.Dr.Ali Sevim-
Prof.Dr. Erdoğan Merçil)

Bu Yazıya Tepki Ver

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Haber Sitesi - Kayseri Haberleri - Gündem Haberleri - Turk Ulus Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!