Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 29°C
Az Bulutlu

MAŞA YUNAN, MAVİ VATAN ve 12 ADA EKSENİNE KUŞBAKIŞI

11.09.2020
148
A+
A-

09 Eylül İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunu geride bırakırken. Aziz şehitlerimizi ve Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü saygı ile yad ediyorum. Ruhları şad olsun.

Tarih tekerrürden ibarettir diye bir tabir vardır sık kullandığımız. Peki tarih tekerrür ederken yapılan yanlışın tekrar yapılmasının, şekil değiştirerek günümüzde yaşanması olarak yorumlanırsa, yanlış mı olacaktır.

Fikrim şudur ki, her toplum tarihini iyi bilmeli ve buna göre hareket etmelidir. Böyle olunca tarih tekerrür dahi etse lehine olacaktır.

Gelelim tuğ kaldırmış büyük komutan emrindeki asil Türk ordusunun, son nokta olan İzmir’den düşmanlarımızı denize dökmesinin şerefli ve haklı gururunu yaşadığımız bu günlere. Kurtuluş savaşının şu dönemde bir kat daha artıyor anlamı ve önemi. O gün ki zihniyetle bugün hala köpeklik peşindeki Yunan yönetimi, Türk karşıtlığı ile zehirlenmiş beyinleri ve günaha batmış zillet bedenleri ile arkasında bulunan kanı bozuk abilerinin emriyle, Türk’e kafa tutma cahiliyetinde hareket ederken, tarihi tekerrür ettirme çabasında nasıl mahvolacaklarını bilmemektedirler. İşte onlar açısından acı bir durum tarihi bilmezlik ve bunun ışığında geleceğe bakamamazlık.

Avrupalı abilerinin artığı ile beslenen, sıkıştıkça geçmişten beri yaptığı tetikçiliğinin şımarıklığı ile hareket eden, ne geçmişi ne geleceği belli olmayan asalak yaşam teorisinde büyük rüyalara dalan şımarık çocuğun, tutarsız ve boşa çabasına kuş bakışı bakalım. Türkiye hakkı olan her alanda her toprakta her kıtada ve her denizde varlığını sürdürecek, 40’lı 50’ li yıllara inat gelişimini sürdürecek, masaya her oturduğunda haklı payını alacaktır.

Yunanistan yaptığı hamlelerin sonuçlarını hissetse de anlamamakta, alacağı mağlubiyetin bedelinden haberdar olmamaktadır. Elinde kaos ve boşluklarla elde ettiği adalardan da olma ihtimalini düşünmeden, tarihin hiçbir noktasında var olamayan bu maşa devleti, tarihin tozlu sayfalarında yenilgi sözcüğünün karşılığı olmaya emin adımlarla ilerlemektedir.

Mavi vatanın her noktasında yaptığımız çalışmalar baltalanınca şunu anladık ki; 12 ada ve sınırlarımızın ne kadar önem arz eden bir konu olduğu.

12 ada konusunda elimize gelen fırsatları dönemin hükümetlerinin yanlış tutumları ile, tek bir kurşun atmamış Yunanistan da kalması ile tepmiş, hiçbir hakkı olmadan sınırımıza kadar yerleşmelerini ne yazık ki izlemişiz.

Dönemin dış işleri genel sekreterinin çabaları, İnönü hükümeti tarafından yanlış yorumlanmış ve bir kez daha doğan güneşi batırma becerisini layıkıyla yerine getirmiştir.

12 ada tartışmasının ülkemize ne faydası vardır diyen zihniyetin dönemin şartlarını kavrayamamış olması, kendini batının ışıklı rüyasından uyandıramaması elbette anlaşılır değildir.

Eğer adaların statüsünde lehimize ve hakkımıza uygun bir tutum sergilenmez, bu lehimize olabilecek durumun uygun zemini yaratılamaz ise; her haklı arayışımızda bu tür sorunlar ile karşılaşıp, mavi vatanımızın her parçasında görünenin dışında şer odaklı Avrupa devletleri ile sürekli uğraşmak zorunda kalacağız. Her karşılaşma bizim için zaman kaybı, mazlumun ise daha çok ezilmesinin sebebi olacaktır.

Bugün mavi vatanda var olan haklılığımızı sürdüremezsek, yarın sınırlarımızda hakkımızı koruyamazsak, gelecekte ne Kudüs ne Doğu Türkistan huzura kavuşamayacaktır. Göremediğimiz veya görmemizi istemedikleri büyük resim bu ve bunun gibi önemli noktalardan oluşmaktadır.

Artık vakit, turan diyarının lideri Türkiye’nin istediğini yapma vaktidir. Her anlamda ve alanda mazlumun yanında zalimin karşısında her şeye rağmen durma gayretimizden taviz vermeden hareket etme vaktidir. Bir kaşık suda boğulacak yıllarca beslediğimiz toplumların, bugün bize ayak bağı olması imkansızdır.

Yıllardır ekonomik anlamda kırılgan dönemler yaşamamıza rağmen, krizler ile baş etme çabası sürdürmemize, değer kaybeden dönemsel ekonomik sorunlar ile baş etmemize rağmen, sanayi ve savunma yönünde yaptığımız çalışmalar meyvesini vermeye başlamıştır.

Uzun süredir iç ve dış operasyonlar yürüterek genel anlamda alnımızın akıyla çıktığımız ekonomik dar boğazlar, elbette yaralasa da üstesinden geleceğimizin inancı ve çabası ile daha çok çalışacağız. Bugün birçok Türk devletinin de isteği bu kutsal devletin her anlamda en tepede zirvede olması gerektiğidir.

Suskunluğumuzu hem içeride hem dışarıda faaliyet gösteren hain odaklara karşı tutumumuz ile bozmuş, milli fikirlerin iktidarını inşa etme yoluna girerek şahıslar üstü bir model yaratma çabasında önemli adımlar atmış olmaktayız.

Eğitimden sağlığa birçok konuda dış gücün güdümünden çıkma çabamız, enerji ve tabi kaynaklarda kendimize yetebilme hamlelerinin başlangıcı, acılı geçecek olsa da sonunda güneş Turan diyarına doğacaktır.

Yusuf Mert EKİNCİ

Yerli Üretim ve Girişimciler Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.