Mustafa Cingil kaleme aldı

cinjgil
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gerek sıradışı mimari yapısı ve gerekse de muhteşem tarihi ile şu anki durumunu ve verdiği görüntüyü hiç haketmeyen bir yapı ;
Köşk Medrese / Hangâh

Üstelik…
Günümüzde…
Kayseri şehir merkezinde hem koskoca bir mahleye (Köşk Mahallesi), hem de büyük bir askeri kışlaya (Köşk Kışla) adını veren bir kadim yapı iken…

Aslında…
Kendisi de ismini bulunduğu küçük tepecikten alır;
Köşk Tepe, Köşk Dağı.

Köşk Medrese’nin yapıldığı dönem, Selçuklular’ın yıkılışı ardından kurulan Erâtna Beyliği dönemidir.

•Kimdir Erâtnalılar..?
-Cengiz Han devletinin idari yapısında görev alan çok sayıda Uygur Türkler’i vardır.

Moğolların Ön Asya’da uzun hakimiyetleri döneminde birçoğu müslümanlaşır ve İlhanlı Devleti’ni kurarlar.
Dolayısı ile içlerindeki Uygur Türkleri de müslümanlaşır.

İlhanlı Devleti içindeki Uygur Türkleri’nin bir kısmı Anadolu’da Moğol Emirleri olarak görev yapmaya başlarlar.

Bunlardan birisi de kardeşi
Ali Bey ile birlikte Kayseri’ye gelen Cafer Bey’dir.

Cafer Bey, Kayseri Emiri olarak görev yapar.(Ali Cafer Kümbeti’nde
yatmaktadırlar)

İşte…
Kayseri ve Sivas merkezli kurulan Erâtna Beyliği’nin kurucusu
Cafer Bey’in oğlu;
Alâeddin Erâtna’dır.

•Erâtna ne demek..?
-Erâtna, Uygur Türkçesi’nde;
“iri, büyük inci tanesi, dev gibi ” anlamlarını taşır.

Gerçekten de Alâeddin Erâtna çok iri yarı, dev gibi biridir.

Öyle ki…
Kendisini taşıyacak at bulunamadığından öküz sırtında gezermiş !

Seyrek sakalı, adaletli oluşu ve çok sevildiği için halk arasında lakabı; “Köse Peygamber”dir.

Köşk Medrese’yi de Alâeddin Erâtna eşi Suli Paşa bir diğer ismi ile Toğa (Doğa) Hatun için yaptırmıştır.(1339)

•Kimdir Toğa Hatun..?
-Alâeddin Erâtna’nın eşi ve Anadolu’nun;
“ İlk Kadın Valisi”dir !!!

Dünyaca meşhur Faslı seyyah İbn-i Batuta eserinde anlattığına göre;
Kayseri’ye geldiği dönemde Alâeddin Erâtna, Sivas’a gitmiştir.
Kendisini “Kayseri Valisi” sıfatı ile karşılayan Alâeddin Erâtna’nın eşi Suli Paşa Hatun yani Toğa Hatun’dur.

Alâeddin Erâtna, yapıyı o dönem Mü’tezile yani akliyeci temellere dayanan Evhâdiye Tarikatı Hangâh’ı (Tekkesi) sufîlerine tashih etmiştir.

Peki…?
•Evhâdiye tarikatı kurucusu kimdir..?
-Evhâdüddîn Kirmânî’dir.

•Evhâdüddîn Kirmanî kimdir..?
-Evhâdüddin Kirmanî ise Ahilik teşkilatı kurucusu Ahi Evren’in kayınpederidir.
Ayrıca…
Evhadüddîn Kirmânî’nin kızı yani Ahi Evren’in eşi de Fatma Bacı’dır.

•Fatma Bacı kimdir..?
-Fatma Bacı ise hem Ahi Evren’in eşi ve hem de Ahilik teşkilatının kadınlar arasındaki yapılanması olan Bâciyân-ı Rûm teşkilatının kurucusudur !

Baciyân-ı Rum teşkilatının sülûkunda olan kadınlar Köşk Hangâh’ı o dönem imaret (Aşevi) olarak kullanmışlardır.

Köşk Medrese’nin aslında bir hangâh/tekke iken medrese olarak anılması ise Osmanlı döneminde medrese olarak kullanıldığındandır.

Bu dönemin Şer’iyye Sicil kayıtlarında medrese olarak değil de hangâh olarak kullanılması için açılan bir davanın mahkeme kayıtları da bunu destekler.

Günümüze kadar da bu yanlış adlandırma süregelmiştir.

Köşk Medrese / Hangâh içindeki türbede;
•Sultan Alâeddin Erâtna,
•Eşi Suli Paşa yani Toğa Hatun
•Oğlu Gıyâseddin Mehmed
(Kendisinden sonra başa
geçen)
•Torunu Alâeddin Ali Bey,
yatmaktadır.

(Tam bir aymazlıkla 1906’da dönemin Kayseri Mutasarrıfı insafsız bir şekilde Erâtnaoğulları’nın mezar taşlarından kendi bahçesine havuz yaptırmış…
Bu rezaletten yalnızca torun Alâeddin Ali Bey’in mezartaşı kurtulmuş olup halen Kayseri Müzesi’ndedir.)

Erâtna Beyliği ise, ileride Gıyâseddin Mehmed Bey döneminde damadı ve kadılık görevi yapan, Kadı Burhaneddin tarafından yıkılır ve Kadı Burhaneddin Devleti kurulur.

Köşk Hangâhı / Medresesi 1962,1977,1985,1988 yıllarında küçük çaplı onarımlardan geçmiştir.

1988’li yıllarda ise imaret (Aşevi) olarak kullanılmıştır.

En son restorasyon 2017 yılında yapılmış olsa da…
Şu anki durumu ;
Gecekondu yıkıntıları (molozlar) arasında, etrafını hozan otlar sarmış, çatısı uçmuş, içi harebeye dönmüş, adeta kaderine terk edilmiş, içler acısı bir durumdadır !

Farklı mimarisi…
Muhteşem tarihi…
Harika konumu ile ;
En az Erciyes Dağı ve Döner Kümbet kadar Kayseri’ye sembol olabilecek bu çok önemli yapı,atıl bir vaziyette kaderine terkedilmiş durumdadır.

Oysa…
Oldukça müsait konumu gereği…
(Gerekli istimlâk çalışmaları yapılarak ya da hızlandırılarak.)
Etrafı park şeklinde çimlerle ve çiçeklerle düzenlenip gözönüne çıkarılmış olsa…
Harikulade bir görüntü ortaya çıkacaktır…
Erciyes ile gözgöze…

İnanın hem bulvarın hem de bölgenin çehresi değişecektir.

Kalın sağlıcakla.
…………………………………………….
Mustafa Cingil
26/07/2020
Pazar

“TARİH PAZARI” sayfam;
https://www.facebook.com/tarihpazari
#tarihpazari
…………………………………………….

Kaynakça;
•KAYSERİ ŞEHRİ
(Halil Edhem / Kemal Göde)

•KAYSERİ KÖŞK MEDRESE
(Nermin Şaman-Turgay
Yazar)

•ERATNALILAR
(Prof.Dr.Kemal Göde)

•MONUMENTS TURCS
D’ANATOLIE
(Prof.Dr.Albert Gabriel)

•MİR’AT-İ KAYSERİYYE
(Ahmet Nezif /
Prof.Dr.Mehmet Palamutoğlu)

•SON ERETNALI SULTANI
II. MEHMED BEY’İN MEZAR
TAŞI
(Mehmet Çayırdağ)

•BEZM-Ü REZM
(Esterebâdî)

Bu Yazıya Tepki Ver

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Haber Sitesi - Kayseri Haberleri - Gündem Haberleri - Turk Ulus Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!