Site Rengi

Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 28°C
Parçalı Bulutlu

PANDEMİ KISKACI VE EKONOMİ

28.04.2021
61
A+
A-

Kapanma – açılma – kapanma, pandemi denkleminde çırpınan ülke ekonomisi ve piyasalar.

Neden veya suçlu aramak üzerinde yoğunlaşmaktan, çare bulamama noktasında kalınan kırılgan ekonomimizin dengelerini özel sektör ve nakit akışı alanında daralmış sıkıntılı bir hal almıştır.

Bir açılan bir kapanan işletmelerin her karar sonrası daha da sarsıldığı malumdur. Kapanırken yaşanan zorluk açılırken yapılan harcamaların karşılanamadan tekrar kapandığı yarı kapalı halde çırpınırken can suyu isterken tam kapama ile sarsılmanın nedeni her bütçenin daralması ve mevcut durumda boğulmanın sebebidir.

Genel olarak başarılı ama son dönemlerinde sıkıntılı yürüttüğümüz salgın dönemi önlemlerinde ne yazık ki hedeflerimizin gerisinde kalmış umutlarımızı kaybetmiş noktadayız.Yapılan desteklerin verilen emeklerin alkışlandığı dönemler mevcut şartlarda etkisi yitirmiş derde derman özelliğini kaybetmiştir.

Aşı arenasında büyük emek veren yönetimimiz tedarik sürecinde yaşadığımız sıkıntılara rağmen elinden geleni yapmaktadır. Ancak planlanan tarihlerde yanıltıldığımızı kandırıldığımızı hissettirmektedir.

Yerli aşıda da sürekli bir ileri tarih verilmesi de piyasada hep umutların tükenmesine sebep olmaktadır.

Tünelinde sonunda ışık vardır ancak tünelde ilerlerken sağa sola çok çarpmamak için önümüzü görecek kadar bir ışık lazımdır.

Bu sebeple bugünün şartlarında ne kadar zorluk varsa bugünün ekonomi politikası da o kadar zor ve sıkı olmalıdır.

Hepimizin dilinde benim de neredeyse her yazımda kullandığım bir cümle vardır ‘’kırılgan ekonomi’’ işte tam olarak bu problemin üstüne gidilmeli iken patlak veren küresel krizler ve pandemi gölgesinde kırılgan yapımıza bir gard alınmalı doğru ve istikrarlı kararlar her daim alınmalıdır.

Gündem hızlı ve aktif aylar önce değişen bakan ve TCBM başkanı sonrası söylemler sert ve kararlı bir tavır almışken TCMB başkanı o ya da bu sebeple tekrar değişince kararlarda ve politikalarda ne yazık ki değişim olacağını negatif şekilde yansıtan bir iç piyasaya sahibiz.

Atanan seçilen takdir gören isimlerin hiçbirinin ülkemize ihanet etmek, para politikamızı eksi yönde etkileyecek olmadığının farkındayız ama her gelen kişinin ekonomi alt yapısı ve düşünce tarzının uç farklılıkları bu ülke için zaman kaybı yaratmaktadır.

Tcmb özelinde gerekli milli ve para politikası önlemlerinin her daim alınması işin milli ruhla hareket eden kişilerde emin ellerde olması şarttır. işin ehline verilmesinde Devletimize ve sözüne güvenimiz tamdır.

Sağlam ve sıkı para politikasının ülke ekonomisine zarar değil aslında uzun vadede de ne kadar yarar sağladığı aşikardır. Politika faiz oranlarının yüksekliği tabi ki doğru değildir ama dönem şart ve gerçekliğinde etkisi azaltılmadan gerektiğinde kullanılacak bir şekilde hazır ve etkili seviyelerde tutmak şarttır.

Para basımından faiz oranlarına kredi hacimlerinden rezervlere kadar birçok noktada şeffaf ve etkili bir yönetim gerekliliği açık olup bazı kötü niyetli guruplara da malzeme olmamalı.

Bu tür durumların yaşanamaması ve kırılgan dediğimiz yapıdan kurtulmak için doğru kararlı ve milli bir üretim ve gelişim politikası aziz milletimize gelecekte rahat nefes aldıracak refah seviyesini yükseltecektir.

Enflasyon dediğimiz canavar çift hanelerde geziyor, ne yazık ki Ayşe teyzenin Mehmet amcanın cebine %30-40 seviyelerinde hissediliyor kırılganlık hane halkının cebinde ve yüreğinde devam ediyor.

Refah dediğimiz şey de tam da bu değil mi zaten. Kapımızda 60 ay taksitle duran arabanın 180 ay taksitle ve faizle alınmış ev de değil tam olarak mutfakta ve cebinde hissettiğin alım gücünde ölçülür gerçek enflasyon.

İnsanların alım gücü emeklerinin karşılığı ücretlere yansımaz markette pazarda huzursuz hissederse emin olun refah kaybolmuş, enflasyon artmış, paramız değer kaybetmiştir bununla birlikte aldığımız önlemler ve tedbirler önemi yitirmiş demektir.

Yakın gelecekte devletimiz ve milletimiz için ekilen tohumların filiz vereceğinden şüphe yoktur. Daha fazla çalışmalı daha sıkı politika seyretmeli ve daha çok değişim sağlayıp üretim ve yatırımlara daha fazla yön vermeliyiz.

Piyasamızda sürekli para akışını sağlayacak dengeyi kurmalı ülkemizde ekonomik dengeyi tekrar sağlamalıyız.

Üretim ekonomisinden elde edilecek hareketle istihdam sağlayıcı yönlendirmeler ile gerekli hacmi ve dağıtımdaki makası ne kadar daraltırsak o kadar güçlü olabilir. Yapacağımız hamleler ve atacağımız adımlar için de daha güçlü bir vizyon oluşturur mevcut hedeflere de ulaşırken zorluk çekmemiş oluruz.

Yapılan destekler ve krediler devam etmeli ve ertelemeler taksitler yarı kapalı günleri de düşünerek bütün salgın hastalık dönemlerini kapsamalı ve normale yakın bir hal almadan da esnafın ve vatandaşın üstüne gidilmemeli.

Ülkemizin dar boğazlardan her daim dik ve güçlü çıktığını unutmadan daha çok ve daha verimli kendimizden emin çalışmalıyız…

Yusuf Mert EKİNCİ

Yerli Üretim ve Girişimciler Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.