Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 34°C
Az Bulutlu

Pandemi Sonrası Ekonomi

15.06.2020
534
A+
A-

2020 senesi ekonomi ve büyüme hedefleri için önemli husus şu idi; gerçek büyüme hedefleri belirlenecek ve gerçekleşmesi yönünde çalışılacak. Bütün gerçekçi ekonomi yorumları da bu doğrultuda seyrediyordu. Hedefler ve stratejiler ne kadar doğru ve gerçekçi belirlenirse o kadar az zarar görüp bir sonraki yıla daha güçlü hedefler konulabilecekti. 2018 ve 2019 yılları ülkemizde olduğu gibi küresel ekonomide de sıkıntı yaratmış, bu sebeple daha ulaşılabilir hedefler konulması öngörülmüştü. Aslında hiç kimsenin tahmin edemeyeceği ‘’pandemi süreci’’ ekonomi alanında zaten yara almak istemeyen devletlerde zor planlanmış ekonomik hamlelerin üstüne denk geldi. Bu hazırlıksız durumun ekonomin kötü seyrine değil bir anda durmasına sebep olmuş olması her şeyi zora soktu.


Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin ise yara alacağı geminin su aldığı zaten önceki senelerden belli idi. Bir anda karşılaşılan bu süreçte ekonomin işleyen çarklarının durması ve bu durgunlukla kamu harcamalarının artış göstermesi en büyük zorluktu. Kamu harcamalarının yanında özel sektör ve vatandaş özelinde de harcama dengesi alt üst oldu.


Başarılı sayılacak bir yönetim ve tedbir mekanizması ile bu sürecin ilk ve zorlu ayağını ülke olarak atlatmış olmakla birlikte, tedbirlerin önemini ve gerekliliğini unutmadan yeni normale adapte olmamız gerektiğini unutmamak lazım.


Tabi ki her ekonomi kendi değişkenleri ve hassasiyeti içinde ayrı ayrı değerlendirilmeli, dünya ekonomisinde mevcut durum ve olasılar konuşulmalı. Her sektör süreçten gördüğü etkiye göre değerlendirilmeli ki en doğru sonuca ulaşılabilsin.


Bazıları diğer ülke ekonomileri ve küresel güçler için ‘’bize ne canım batsınlar’’ diyebilir ancak ilişkili olduğumuz ekonomilerin bize zarar verecek duruma gelmesi lehimize olmayacaktır.
Ekonomi savaşları bu süreç sonrası yeni bir seyir alacaktır. Bu yeni düzende devlet olarak gerekli atılımları yapmalı, kaynaklar oluşturmalıyız. Olması yüksek ihtimal küresel bir krizin içinden en az zararla çıkmak karımıza olacaktır. Bu sebeple küresel güç diye gruplandırılan ülkelerin ekonomi faaliyetlerini sıkı takiple analiz etmekte fayda var. Oluşacak kriz ortamının kaynağını bilmek tedbir almakta avantaj sağlayacaktır.
1929 Büyük Buhran adı verilen bütün dünyayı saran, 1974 petrol krizi ve sonrası sıkıntılar, 2008 krizi gibi daha birçok küresel ekonomik krizin temelinde küresel güç diye tabir edilen ülkelerin ev sahipliğinde, bütün dünyaya etki eden krizler yaşandı.


Zaten bütün buhran yılları kapsayıcı tabirle kapitalist düzenin hırsından kaynaklı değil mi?
Üretim merkezi olan Çin ile Abd çekişmesinden Çin piyasasının güçlü çıkacağını ummak veya Amerikan sisteminin Çin üzerinde etkili olacağını ummak yanılgının başlangıcı olacaktır. Her iki durumunda da kaybeden dünya ekonomisi olacaktır. Güç diye tabir edilen kavramın özeti paranın kontrolüdür. Parayı kontrol eden her zaman kazanır. Gelişmeleri takip ederken değişkenleri doğru yere koymak sonuca ulaştırır.
Amerikan piyasasına Borsa özelinde kuşbakışı bakarsak. Abd borsalarının seyrinin yukarı yönlü olduğu, boom yaptığı gözden kaçmamalı. Fed ile hükümetin piyasadaki bu yanıltıcı durumu desteklemesi bir işaret kabul edilmeli ve küresel kriz söylentileri ile bizlere 2008 krizini hatırlatmalı.
Fed yöneticileri ekranlarda para basma gibi bir gücümüz var derken aslında yapılan eleştirilere cevap vermekten öte göz dağı da vermektedir. Başkan Trump tarafından yapılan paylaşımlarda da aynı üslup ve mantalitede olduğunu görebilirsiniz. Zaten Amerika Ekonomisi para basmayı her kriz öncesi güç olarak görür, bu yüzden karşılık belirlemeden para basmayı daima doğru hamle sayar.


Amerika özelinde ve Avrupa da borsa yatırımcılarının dikkat etmesi gereken bir süreç oluşmakta. Birçok ünlü borsacının bu dönemlerde geri çekildiği daima gözlenir bu sebeple analiz için güvenilir kaynakların takip edilmesi şarttır. Dünya genelinde borsa ve birçok alanda yatırımcılar yatırımlarını nakde çevirmekte.
Avrupa’ya gelecek olursak yaşanacak bir kriz dalgasına hazırlıkları şu an için yok. Salgın sürecinde epeyce zarar gören ekonomileri tekrar darbe alacaktır ancak; katma değer yaratan üretim ve yatırım kaynaklarının var oluşu uzun vadede toplanma için yardımcı olacaktır. Avrupa birliğin bu süreç öncesi başlayan ama süreç sonrası daha fazla etkisinin hissedileceği güven problemleri var.
Ülkemiz ekonomisi yaşadığı sıkıntıların kalıntıları ile, bölgede yaşadığı askeri hareketlilik ve 2020 yılının ilk çeyreğinde yaşanan doğal afet ve salgınların çemberinde bir hayli direndi. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sektörler bir anda duraksamak zorunda kalsa da sürecin ilk bölümünün hızla atlatılması ekonomide çarkların hareketi için zaman kazandırdı. Mevcut dönem de devlet destekleri özel sektörün can suyu olmasında önemli rol oynadı.


Yeni dünya düzeninde tarım ve üretim politikalarının önemi bir kez daha anlaşılmış olup sanayi yatırımları dışında katma değer üretimin hızlandırılması bununla birlikte tarım politikalarının gözden geçirilerek daha verimli ve işler hale getirilmesi şart olmuştur. Bu durumla ilgili yapılan çalışmalar yine başarılı olacaktır ancak daha iyisi için yeni reformlar yapılması şart olmuştur. Pandemi süreci ile solunum cihazı gibi önemli sağlık ekipmanın hemen üretilebilmesi sanayimizin zor durumlarda ne kadar hızlı reaksiyon alabileceğini mevcut şartlara entegre olabileceğini test etme imkanı sundu.
Tüm bunların yanında sektöre ve vatandaşa destek noktasında hazırlanan paketlerle beraber Kamu ve özel banka sektörünün işleyişini bozmadan alternatifler üretilerek vatandaşın nakit ve erteleme istekleri karşılanmaya devam edilmesi olumlu olacaktır. Bu noktadaki ince çizgi vatandaşı borçlandırma hamlesi ile dar boğaza düşürmeden işletebilmektir. Hazine ve maliye bakanlığımız ve diğer ilgili bakanlık ve makamlarca yapılan çalışmaların takdir hakkedecek seviyede olması sosyal devlet ilkesinin gerekliliğini yerine getirmesi sevindiricidir.


İç piyasamızın düzenini sağlamak ve korumak adına alınan tedbirler devam etmeli yeni paketlerle desteklenmelidir. Odalar, meslek grupları ve sivil toplum kuruluşlarının da süreçte etkinliğini artırarak talep toplama noktasında daha çok sahada olmaları şarttır.

Pandemi süreci daha duyarlı bir birey olma, topluma ve doğaya karşı sorumluluğunu anlama süreci olarak değerlendirilmeli ve dünyaya verdiğimiz zararın azaltılması için bir milat olmalı. İyi temennilerimiz modern insanın bir kulağından girip diğerinden çıkacak belki de; ancak duyarlılığı yüksek kalabalıklar daha çalışkan ve özverili davranacaktır. Dünyaya bıraktığımız ayak izimizi ne kadar küçültürsek, kaynakların kıtlığının farkına varıp paylaşırsak, ekonomilerden önce insanlığımızı düzeltmiş oluruz. Bu da günümüz dünyasında hepimizin ihtiyacı değil midir?

Yusuf Mert EKİNCİ
Yerli Üretim ve Girişimciler Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.