Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 31°C
Az Bulutlu

“Şehirler bizim gibi üzülebilen canlı organizmalardır”

“Şehirler bizim gibi üzülebilen canlı organizmalardır”
b85acbe7e5992de2b15ddca81f2e31be.jpg
26.10.2019
54
A+
A-

KOCAELİ (AA) – Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Şalcı, "Aslında şehir bizim anımız gibi. Şehirler, bizimle doğa kuran, biz üzüldüğümüz zaman bizim gibi üzülebilen canlı organizmalardır. O yüzden şehirleri bu konuda çok daha etkin kılmamız gerekiyor." dedi.

Kartepe'deki bir otelde "Şehircilik ve Mutlu Şehir" temasıyla düzenlenen Kartepe Zirvesi'nin, "Daha Mutlu Şehir Daha Güzel Bir Dünya Paneli"ne katılan Şalcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mutlu şehirlerin oluşmasında en önemli faktörlerden birinin sivil toplum kuruluşları olduğunu söyledi.

Şalcı, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları içerisindeki lokomotiflerden bir tanesi olan AKUT'un sadece arama kurtarma konusunda değil diğer alanlarda da gelişim sağladığını belirtti.

– "Mutlu şehirler için STK'lere büyük görev düşüyor"

Türkiye'de STK'lerin 1990 yılından sonra gelişmeye başladığını, orana vurulduğunda Türkiye'deki nüfusun sadece yüzde 12'sinin bir STK'ye üye olduğu bilgisini veren Şalcı, "Tabii bu çok düşük bir rakam çünkü Avrupa'da bu oran çok daha yüksek. Neden bunu önemsiyoruz çünkü şehirleşme, özellikle şehir yönetiminde sivil toplum örgütlerinin çok daha etkin olması gerekiyor. Bu yüzde 12'nin bir kısmını da hemşehri dernekleri oluşturuyor. Aslında şehrin yönetiminde, yapısında, mutlu olmasında etkin olacak STK'lerin çok daha az olduğunu görüyoruz. Devlet kanunlarla şehirleri yönetecektir, yerel idareler destek olacaktır ama bunu yaparken muhakkak sivil toplum örgütleriyle birlikte çalışmaları gerekiyor çünkü sivil toplum örgütleri çok insan potansiyeline sahip. O yüzden mutlu şehir olabilmek için yaşadığımız şehirdeki insanlarla ortak bir çalışma yapabilmek ve onlarla mutlu bir iş birliği içerisine girmeniz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Şalcı, mutlu bir şehir olmanın çok güzel olduğunu ancak öncelikle mutsuz olmamak gerektiğini vurguladı.

Mutsuz olmamak için de o şehrin acılardan uzak durması gerektiğine değinen Şalcı, şunları kaydetti:

"Şehrin en büyük acılarından biri de afet ve acil durumlarda başına geleceklerdir ki bununla alakalı Türkiye'de pek çok kentimiz var. Belki de en önemlisi Kocaeli'dir. Kocaeli'de yaşarken şehir yenileniyor ama bu şehir yenilenirken eskiden kalma travmaları insan gibi onlar da görebiliyor. Şehrin sakinleri, yaşayanları ve mutlu bir kent olarak gezerken bir yandan geçmişte gördükleri o hatıraları canlandırabiliyorlar. Aslında şehir bizim anımız gibi. Şehirler, bizimle doğa kuran, biz üzüldüğümüz zaman bizim gibi üzülebilen canlı organizmalardır. O yüzden şehirleri bu konuda çok daha etkin kılmamız gerekiyor."

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.