Selimiye Camii

SELİMİYE CAMİ
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kayseri Ağırnas’ta dünyaya gelen Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği şahane  eser ,  Osmanlı padişahı II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Üstelik Mimar Sinan, Selimiye Camii’ni yaptığı zaman 90 yaşındaydı. (Bazı kaynaklarda 80 olarak da geçiyor.)

Mimar Sinan, Selimiye Camii için;                                                      

Çıraklığımı İstanbul’daki Şehzade Camii’nde yaptım. Kalfalığımı da Süleymaniye Camii’nde tamamladım. Fakat bütün gücümü bu Sultan Selim Han Camiine yani Selimiye Camii’ne sarf edip ustalığımı ayan ve beyan ettim.

Selimiye’nin inşasında himmet edip, yüce Allah’ın izni ve yardımı, Sultan ikinci Selimin de teşvik ve desteğiyle Selimiye’nin kubbesini altı zira (yaklaşık 5 m) daha yüksek, derinliğini de dört zira (yaklaşık 3.5 m) fazla inşa ettim. ( Ayasofya Camii ile karşılaştırma yapmak için Mimar Sinan’ın Sözü) demiştir.

Caminin yapımına 1568 yılında başlanmıştır. Mimar Sinan’ın önderliğinde binlerce kişinin var gücü ile çalıştığı yapının inşası yedi yılda tamamlanmıştır.

Selimiye Camii,  27 Kasım 1574 Cuma günü ibadete açılmayı planlanıyordu. Fakat II. Selim’in vefatı açılışın ertelenmesini gerektirdi. Camii 14 Mart 1575’te ibadete açıldı.

Selimiye Camii, Kıbrıs’ın fethinden elde edilen ganimetlerle Edirne’nin en yüksek noktası olan eski sarayın baltacılar koğuşunun bulunduğu konuma inşa edilmiştir.

 II. Selim’in caminin neden Edirne’de olmasını tercih ettiği konusunda net bir bilgi olmamakta birlikte, bu konuda bazı rivayetler vardır.

Evliya Çelebi, Seyahatname isimli eserinde,  II. Selim’in Hz.Muhammed’i rüyasında gördüğünü ve O’nun kendisinden Kıbrıs’ın fethi anısına bir cami yaptırmasını istediğini yazmıştır. Fakat caminin yapımına başlanmasından üç yıl sonra 1571’de fethedildiği bilindiğinden bu iddianın doğruluk payı pek yoktur.

Daha büyük bir olasılık ise, Padişah Selim, gençlik yıllarından beri Edirne’ye büyük sevgi besliyordu ve o dönemde İstanbul’da yeterince büyük camii vardı, yenisine ihtiyaç yoktu, bu sebepten Edirne’yi tercih ettiği yönündedir.

Özellikleri ve sırları saymakla bitemeyecek kadar çok olan mükemmel yapı 2011 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dâhil edildi.

Selimiye Camii, Osmanlı-Türk mimarlık tarihinin başyapıtları arasında olduğu kadar, dünya mimarlık tarihinin de başyapıtları arasında gösterilmektedir.

Mimar Sinan’ın zekası ile resmen şov yaptığı eser, her detayı ile ayrı ayrı muntazamdır.

Gören herkesi hayran bırakan kubbesi 43.30 metre yüksekliktedir, çapı 31 metreden geniştir. Çini, işleme ve süslemeleriyle dikkat çeken geniş kubbe, ihtişamıyla büyüleyicidir.

446 yıldır dünyayı selamlayan Selimiye Camii’nde imkansız diye düşünülen birçok ilk gerçekleştirilmiştir.

Mimar Sinan’ın şehircilik uzmanı olduğunun bir göstergesi olan Selimiye, Edirne’nin her noktasından görülebiliyor.

Selimiye Camii, 10 bin kişi alacak kapasiteye sahiptir.

Mimar Sinan, eserin resmen her detayını kendine özgü matematik ile ilmek ilmek işlemiştir. Eserde 3 ayrı merdivenden çıkılsa bile, öyle bir tasarım harikası vardır ki, insanlar birbirini göremez.

Sırlarını dünyadaki mimarlar dahi çözememiştir. Öyleki, yabancı mimarlar, ‘Bu eser bizde olsaydı, onu fanusta saklardık’ hatta ‘Bu eseri insan yapmış olamaz, Tanrı tarafından gönderildi ve Mimar Sinan onu yeryüzüne yerleştirdi’ şeklinde hayranlıklarını ve şaşkınlıklarını belirten yorumlar yapmışlardır.

Selimiye Camii, görkemiyle büyüleyicidir.

 Mimar Sinan, en küçük taş için dahi hesap yapmıştır. Yapıda  İznik çinileri kullanmış, her bir bölüm için bir çok yöreden en kaliteli ve özellikli malzemeleri getirtmiştir.

Doğa olaylarının verebileceği zararı, ısıyı, kokuyu hapsetmeyi, ses akustiğini, kısacası en ince detaylara göre inceleyerek, o zamandan tedbirler almıştır. Depremlerden hiç hasar görmemiştir. Deprem olduğu zaman bile camii, kurulan raylı sistem ile her yönden 5 derece yatıyor. Hatta bu sistemi Japonlar, Mimar Sinan’dan öğrendi.

 Mimar Sinan, camiinin temelinin iyice oturması için yıllarca beklemiş, gerekli sağlamlığı oluşturmuştur.

Camide gördüğünüz her şeyin mutlaka bir anlamı, bir hesabı bulunuyor. 4 bin mumun isini bir odada toplayıp, çevreye koku ve renk vermeden mürekkebe dönüştüren oda gibi. Bu mürekkeplerle devletin en önemli yazışmaları yapılıyor, fermanlar yazılıyordu. Bilinen mürekkeplerden çok daha kalıcı mürekkebi çıkarmak için herhangi bir madde bulunmuyor, yazı ancak imha edilerek yok edilebiliyordu.

Mimar Sinan, günümüz teknolojilerini o yıllardan kullanmaya başlamıştır.

Ayrıca camide yine sırrı çözülemeyen kapısız odalar da bulunuyor. Odaların neden bu şekilde yapıldığı hakkında birçok yorum bulunmakla birlikte, imamların üşümeden minareye çıkmasının amaçlandığı da tahmin ediliyor.

Selimiye Camii ve Edirne, şiirlere konu olan eşsiz bir yapıdır. Bunlardan birkaç örnek verecek olursak;

“Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek birde Süleyman.” Mehmet Akif Ersoy

Meriç kıyısında dur, Tarihe bir halı ser,

O yönden sana doğru, İnanç Rüzgârı eser…

Seçilir o deryadan, bakarsan ileri,

Kentin inanç denizi, Selimiye Camii…

Dört minare bir Kubbe, Sultan Selim hamisi,

Türk ‘ e bir armağandır, Selimiye Camisi…

Nerden bakarsan bak, görünür Selimiye,

Bir mühür ki kazınmaz, simgedir Edirne ‘ ye…

Kâbe ‘ den sonra gelir, Selimiye yapısı,

Binlerce mülke bedel, işlenmiş Taç Kapısı…

Caminin kapısından, yoksul varsıl elele,

Geçtiler birer birer, varmak için secdeye,

Selimiye ‘ den baktım, şurda İzmir, orda Van,

Nice Paşalar gördü, avlu içi şadırvan…

Soluk alıp veriyor, çevrede her kalıntı,

Bilseniz neler söyler, Taç Kapısı ‘ nda ayrıntı…

Pahalıya mal olmuş, nakkaşın dalgınlığı,

Ayetler ‘ e yer olmuş, pencere alınlığı…

Nevzat Bilgiç

Edirneye Şiirler Kitabımdan

SELİMİYE

Ey mübarek abide! Ey kutlu Selimiye!

Sensin ecdattan bize en değerli hediye

İçimde bir ukdeydin, hayli zamandan beri

Seni görmeye geldim, Sinan’ın şah eseri

Aklım başımdan gitti, sustum, dilim dolandı

Muhteşem kubbesinde bir tarih yankılandı

Benim diyen şairin burda kesilir sesi

Burda yetersiz kalır “muhteşem” kelimesi

Şehrin tam ortasında, bir tepeden yükselmiş

Dört zarif minaresi mavi gökleri delmiş

Mantığım bir fukara, akıl sığmaz kefeye

Üç ayrı merdivenden çıktık üç şerefeye

Her nokta, her santimi azmin, sabrın zaferi

Bu yapı ecdadımın ebedi, son seferi

Bu sefer ki, sürecek döndükçe koca devran

Burdan yankılanacak sonsuza kadar ezan

Sekiz sütun üstünde o muhteşem kubbesi

Kubbeden yankılanır hala Sinan’ın sesi

Mermerler dantel dantel gergeften süzülmüşler

Oya oya işlenmiş minbere dizilmişler

Bunca millet içinde, bizi seçmiş aradan

Selimiye’yi bize nasip etmiş Yaradan

Nice kutlu eserler mahzun kalmış gölgende

Ey şanlı Selimiye Sinan’ın sırrı sende

Dünyada emsali yok, dört ince minaresi

Kurtuluşa çağırır beş vakit ezan sesi

Beş asırdır burada başlar secdeye inmiş

Beş asırdır tekbirler taş duvarlara sinmiş

Gönüller fethetmede inkâr edilmez payı

Kurtuluşa çağırır koskoca Avrupa’yı

Erimiş taş kalpleri, sana gelmiş nicesi

Sende hidayet bulmuş gafilin binlercesi

Aklın en son durağı, yoktur eşin, benzerin

Asırlar değiştikçe artacak hep değerin

Mescid-i Aksa’m yetim, orda mahzun, bu gün lâl

Sana selam gönderir, Kan kardeşin Taç-Mahal

Yüce Hak yokluğunu bizlere göstermesin

Seni gelip görmeyen eser gördüm demesin

Rabbimiz razı olsun yaptırandan, yapandan

Sende secdeye durup sende Hakk’a tapandan

Ey mübarek abide! Ey kutlu Selimiye!

Sensin ecdattan bize en değerli hediye

Ali Uygun

Selimiye Camii’nin Teknik Özellikleri:

UNESCO ilk kez bir camiyi kültürel eser olarak 2011 yılında listeye almıştır. Listeye alınmasıyla dünya çapında ünü daha da artmıştır. Selimiye Camisi ihtişamlı yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Selimiye Camii Edirne’nin en muntazam yapısı olarak göze çarpıyor.

Anıtsal görünümü ile dikkat çeken Selimiye Camii’nin dört köşesinde yer alan, her biri üç şerefeli minareleri, dünyanın en görkemli örnekleri arasında gösterilmektedir. Minarelerinin uzunluğu alemleri dahil 85,67 metre olarak ölçülmüştür. İçine girince büyük bir hayranlık hissettiren kubbesi ise 42,30 metre yüksekliği ve 31,30 metre çapıyla döneminin en muhteşem örneğidir. Minareler 3 yollu tasarlandığı için, minareden çıkan 3 kişi birbirlerini göremezler.

Cami tamamlandıktan sonra o dönemde elektrik olmadığı için caminin içerisinde 275 adet kandil koyularak yapının aydınlatılması sağlandı. Bu kandillerden çıkan isin cami içerisine ve özellikle kubbeye zarar vermemesi için orta kapının hemen üst tarafında bir is odası yapıldı. Ve cami içerisinde kubbeye yakın olan bölümlere karşılık iki menfez açılarak kandillerden çıkan isin hava akımına uğrayıp mihrabın tam aksi yönüne hareket ederek kapının üstünden dışarı açılan 4 adet pencereden geriye çekilip bu is odasına girmesi sağlandı. Mimar Sinan hava akımını is odası yönünde olmasını sağlamak için camiyi is odası merkezli yapmıştır. Yani daha camiyi yapmadan rüzgarın bölgedeki akım yönünü hesaplamış, is odasını kafasında planlamış ve koca camiyi de o odaya göre yapmıştır.

Selimiye Camii’nin Kubbe Özellikleri

Selimiye’nin kubbesi yaklaşık 49 metrelik yüksekliği ve 32 metrelik çapıyla Ayasofya’nın kubbesinden bile büyüktür. Bu kubbeyi, her biri 6 metre genişliğinde kemerlerle desteklenen 8 paye taşır. Caminin iç yüzölçümü 1620 metrekaredir ve en büyük camimizdir. Diğer cami mimarilerinden ayıran en önemli özelliği herhangi bir yarım kubbeden destek almadan tek başına inşa edilen kubbedir. Mimar Sinan kubbe kasnağına 32 adet büyük pencere ve duvarlara yüzlerce küçük pencere yerleştirmiştir. Ustalıkla planlanmış olan pencereler konumu nedeniyle camiyi muntazam bir şekilde aydınlatır. Mimari teknikleri kadar harika olan ahşap, sedef, mermer ve çini iç süslemeleri de keyifle seyredilir.

Selimiye Camii’nin Minare Özellikleri

Selimiye Camiisi’nin hiçbir yerde yapılmamış bir teknik ile inşa edilmiştir. Caminin dört köşesinde bulunan, her biri özel üç şerefeli 380 santimetre çapındaki minareler 70,89 metre yüksekliğindedir. Minarelerin alem dahil yükseklikleri bazı kaynaklara göre 84, bazılarına göreyse 85 metredir. Minarelerin şerefelerine üç ayrı yoldan çıkılır. Bu yolların en önemli özelliği kimse birbirini görmüyor. 3 yollu tasarlandığı için, minareden çıkan 3 kişi birbirlerini göremezler. Yollar birbirine çakışır durumda değildir.

Selimiye Camii’nin İç Süslemeleri

Dışı ayrı içi ayrı bir şekilde eşsiz olan, dünyayı kendisine hayran bırakan Selimiye Camii iç süslemeleri ile de harikuladedir. Yüzyıllardır bozulmayan,  içerideki atmosferin değişmemesi insana huzurun noktası dediği Selimiye Camii’nin iç mekanındaki süslemeler ne anlama geliyor?

TERS LALE

Koskoca Selimiye’yi gölgeleyecek kadar meşhur olmuş bu ters lalenin hikayesi nedir? Rivayete göre Mimar Sinan’ın zamanında herkesten ve her şey den çok sevdiği Fatma isimli torunu varmış. Fatma’yı diğer torunlarından ayıran farklı bir sevgisi varmış. O zamanlarda ulaşım yol bir hayli sıkıntılıymış. Ve Fatma’yı bir süreliğine yanına aldırmak istemiş. Çocukları Fatma’yı Edirne’ye getirmiştir. Mimar Sinan Fatma’yı dizinin dibinden hiç ayırmazmış. İnşaate dahi torunu Fatma ile birlikte gitmekteymiş. Fakat soğuk ve sert geçen Edirne kışında  Fatma hastalanır. Fatma hastalıktan yataklardan kalkamaz hale gelir. Fatma bu sıkıntılara uzun süre dayanamaz ve bu fani hayata gözlerini yumar. Mimar Sinan’ın yüreği param parçadır. Mimar Sinan içine kapanık hale gelmiştir. Mimar Sinan torunu Fatma için  için özene bezene bir mezar yaptırır. Üzerine küçücük bir lahit koydurur. Lahit’in üzerine de o günün ızdırabını dile getirircesine boynu bükük bir lale işletir. Selimiye Camii’nin tam ortasına sıra dışı bir müezzin mahfili yaptırmıştır Mimar Sinan. Dev tek kubbeli ortak mekan algısının zirvesi olan caminin 12 ayaklı müezzin mahfili tam ortaya yaptırdı. İşte 12 ayaklı sol ön ayağının iç kısmına gizlice boynu bükük bir lale çizdiriverir çırakların bir tanesine.

Çini, mermer:

Selimiye Camii çini, mermer ve hat işçiliklerinin de büyük önemi vardır. Caminin içi İznik çinileriyle süslüdür. Çinilerin bir kısmı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında, Rus generali Mihail Skobelev tarafından sökülerek Moskova’ya götürülmüştür.

Caminin Bölümleri Ne Anlama Gelir?

Camiyle ilgili diğer yandan tam ve kesin bir kaynak bulunmasada halk arasında yaygın olarak şunlara inanılır;

Cami Kubbesi’nin tekliği Allah’ın birliğine işaret eder. Caminin pencerelerinin 5 kademeli oluşu İslam’ın 5 şartına, vaiz kürsülerinin 4 adet oluşu İslam da ki 4 mezhebe, Selimiye Külliyesi’nde ki 32 kapı İslam’ın 32 farzına, iki minarede toplam 6 yol oluşu imanın 6 şartına işaret ettiği söylenir.

Selimiye Camii’nin merak edilen özelliklerinden bir diğeri ise Edirne’nin işgali sırasında Bulgarlar’ın kullanmış oldukları top mühimmatının camiye isabet etmesi ve caminin birçok noktasında hasar bırakmasıdır.

1361 yılında fethedilen Edirne Osmanlı hakimiyeti döneminde 3 kez karanlık günler yaşandı. Bunların ikisinde Ruslar tarafından birinde de Bulgarlar işgaline uğradı. Yaklaşık 100 yıl önce başlayan Balkan Şavaşlar’ı ile birlikte zor günler yaşayan Edirne 9 Ekim 1912’de Bulgar saldırılarına maruz kaldı. Saldırıları tarihimizin en büyük miraslarından biri olan Selimiye Camii’sine yöneltilmesi üzerine Edirne 26 Mart 1913’te teslim oldu. Dönemin Edirne müzeler müdürünün anlattıklarına göre 1930 yılında Atatürk Edirne’yi ziyaretinde Selimiye Camiisini gezdi ve çıkarken sordu. Atatürk “Bana Balkan Savaşları’nda düşman topçusunun ateşiyle zarar görmüş bir bina gösterebilir misiniz? ” Bunun üzerine dönemin Edirne Müzeler Müdürü Selimiye Camii’nin dış duvarının biri üzerindeki şarapnel yarasını gösterdi. Atatürk şu emri verdi: “Bu yara asla onarılmayacaktır ve alınacak bir öcün nişanesi olarak saklanacaktır. ” dedi. Bulgar kuşatmasında camiye isabet eden top mermilerin izleri sonraki yıllarda onarılmıştır fakat Atatürk’ün verdiği emirle caminin şuan ki top yarası o günlerin acısı ve hatırası olarak 108 yıldır korunmaktadır.

Bu Yazıya Tepki Ver

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Haber Sitesi - Kayseri Haberleri - Gündem Haberleri - Turk Ulus Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!