Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 25°C
Parçalı Bulutlu

Yeni Ekonomi Programı Öncesi Notlar

29.09.2020
836
A+
A-

Merkez bankası ile BDDK karar ve açıklamaları sonrası beklenen yeni ekonomi programından önce piyasalarda oluşan beklentilere hep beraber hızlıca bakalım.

Ekonomi çevrelerinin sıcak tartışması, Merkez bankalarının rezervleri için Türkiye özelinde uzun süredir rezerv artırımı yapılmaya çalışıyor. Kısa ve uzun vade borçların karşılanması hususunda olumlu seviyeye ulaştırma çabası göz ardı edilmemeli. Borçlanma maliyetine dikkat ederek önlemler alınmaya devam edilmeli. Özel ve kamu sektörü borçlanma oranlarına baktığımız da özel sektörün fayda ve kar maksimizasyonun da borçlanma karşılığına yakın tutumla hareket etmesi hedef olmalı, küçük ve orta şirketlerinde bu hususta dikkatli olması gerekmektedir.

Açıklanacak yeni programda beklentileri ve açıklanacak konulardan önce belirlenen yeni yol haritamızı orta ve uzun vadeli siyasi, ekonomik ve küresel piyasaya göre okumalı, bunun yanında da bireysel hedeflerimize adapte etmeliyiz. Bu ekonomik yol haritasını herkesin kendi ekonomik programı gibi okumalı ve özelden genele bütün sektörlerde herkesin hedefi olmalı. Aksi takdirde sadece eleştirerek, klişe ye varan cari açık, enflasyon ve büyüme başlıklarında hemen yorumlayarak sonuç beklemek mantıklı ve iktisadi bir gerçeklik yaratamayacak.

Takip ettiğimiz bütün ekonomi yorumlarında satır aralarında şunu göreceğiz ki  ‘’ ekonomi ayağını yorganına göre uzatacak’’. Tabi ki bu durumu sürekli kemer sıkma olarak algılamadan gelişimi durdurmadan gerçekçi hedeflere yansıtmalıyız. Üç yıllık ve sonrasında da bu üç yılın seyrine göre devam etmesi beklenen bir ekonomi programı bekliyoruz. Özel sektör için önümüzdeki üç yılın hedef ve beklentilerinin ne olduğu ve nasıl hareket edilmesi gerektiği gibi karanlık noktalara ışık tutacağına inanıyorum.

Rekabetçi kur tartışmalarının ışığında en doğru veri için reel efektif döviz kuruna baktığımızda TL’nin aşırı değer kaybının resmini görmekteyiz. Bu noktada Döviz ve altın hareketliliğinde güncel siyasi ve askeri hareketliliğin payını unutmadan yorumlamakta fayda var. Sürü psikolojisi mantığı ile de döviz ve altın talebini artırmak piyasalar ve ev ekonomimiz için sağlıklı hareketler değil. Günlük para değer kaybı oranlarına baktığımızda can Azerbaycan da yaşanan hareketliliğin etkisiyle güne yine aşırı kayıpla başlamış olmamız kur yorumlarında anlatmak istediğimiz durumlara örnektir. Aynı şekilde olaylarla ilgili ermeni bağlantısından ötürü Rus para biriminin değer kaybı parametresi de olumsuz etkilenerek yorumların doğruluğuna örnek olmuştur.

Güvenli sıcak para akışının tekrar sağlandığı bir ekonomi ortamı yaratılmalı ve sıcak paranın çekildiğinde kriz söylentilerine zemin olacak bir piyasadan kurtulmalıyız. Sıcak para çekilse bile kendi kendine yetebilen ekonomi modeli ve piyasa anlayışı oturtmalıyız.

2018 yılı ile koyduğumuz hedeflerin ilgili yılın son çeyreğinde gerçekleştirmiş, 2019 hedeflerini belirlemiş kur ve enflasyon dengesi için gayret göstermiş ancak; iç ve dış etkilerin ve sonunda da pandeminin büyük etkisiyle bütün stratejinin değişmesi ve bazı hedeflerin gerçekleşmemesi gibi doğal bir sonuç almış bulunmaktayız. Eğer pandemi olmasaydı son çeyrekle birlikte tartıştığımız konuların, piyasaların sıcak para ihtiyacının ve cari açığın neredeyse olmayacağının kanıtı, herkeste dibi görme şansımız olduğu için oluşmuş olmalı.

Basit bir örnek ile açıklamak gerekirse, 40 milyar dolar giriş hedefi beklenen turizm kaleminden pandemi etkisiyle tahmini 10 milyar dolar seviyelerinde giriş olması cari açık vereceğimizin göstergesi olacaktır. Bu tip durumlar finansal tablolarda da yaşandığı için mevcut durumu anlamak zor olmasa gerek. Yine son çeyrek ve açılanacak program ile hemen olmasa da belli periyotlarda etkileri olumlu yönde görülecektir. Yatırım hedef ve beklentilerin de önümüzde ki süreçte istikrarlı bir şekilde devam edeceğini unutmamalı.

Türkiye ekonomisinin her durumun dışın da uzun süredir terör ve sınır dışı operasyonları, arama ve sondaj faaliyetleri yaptığını unutmamak şarttır. Sürekli ve yüksek gider kalemler oluşturmasının etkilerini de hissettirmeden atlatma çabasında devlet kurumlarına destek olmak şarttır.

Genel olarak birkaç noktadan anlatmaya çalıştığım durumda ana fikir, çıkılacak yolda nelerle karşılaşacağımızın mümkün olduğunca tahmini yapılarak, küçük esnafından yatırım devi holdinglerine, kamu ve özel sektörün her üyesinden bütün vatandaşlarımıza kadar, herkesin kendi ekonomi hedeflerini bu veri ve programa göre belirleyerek yüksek finansal disiplin ile ortak payda da hareket etmesi hepimiz için faydalı olacak ve hedeflere ulaştıracaktır.

YUSUF MERT EKİNCİ

YERLİ ÜRETİM VE GİRİŞİMCİLER DERNEĞİ

YÖNETİM KURULU BAŞKANI

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.